Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilince istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 11.10.2022 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı, usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davalılar vekilince...
5. Hukuk Dairesi 2022/137 E. , 2022/13739 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilince istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 11.10.2022 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı, usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki Kalecik İlçesi, 2. Mıntıka Mahallesi, 401 ada, 14 ve 37 parsel sayılı taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde; üzerinde bulunan ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumuna göre değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1)Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel mahsup edildikten sonra ilk kararla hükmedilen fark 15.198,80 TLye 05.06.2013 tarihinden ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi, 2)Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarih ve 31317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarih ve 2018/104 Esas - 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/8 inci fıkrasının dördüncü cümlesi "idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hakim tarafından tespit edilen bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere" bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan "idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak ikinci kararla hükmedilen fark bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayarak Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ve derhal ödenmesi gerektiğinden, 3)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 01.06.2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı gözetilerek davacı idare heline vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkras...