Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/17777 · K. 2022/19626
Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17777 K. 2022/19626

E. 2020/17777K. 2022/1962612 Ekim 2022
savunma hakkıiptal kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCKnın 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda...

Karar Metni

4. Ceza Dairesi 2020/17777 E. , 2022/19626 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret

KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCKnın 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, gerçeğe ulaşma ve adaletin gerçekleşmesi de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmelerin, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşabilir. İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. İncelenen somut olayda; sanığın şikayet dilekçesinde yer alan ve davaya konu edilen ifadelerin bir bütün halinde TCK'nın 128. maddesi kapsamında iddia ve savunma dokunulmazlığı sınırları içinde kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre de; a- Sanığın hakaret eylemlerini, aynı dilekçede birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın sadece TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı dört kez cezalandırılmasına karar verilmesi, b- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMKnın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönün...

Benzer Kararlar

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17677 · K. 2022/18820

5 Ekim 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17766 · K. 2022/18826

5 Ekim 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17128 · K. 2022/19599

12 Ekim 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/18565 · K. 2022/18520

29 Eylül 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17653 · K. 2022/18824

5 Ekim 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/17634 · K. 2022/19513

12 Ekim 2022