1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere ve kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa da, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesi vermesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; suça sürüklenen çocuğun kendisine esas mahkemesinde atanan Av. ... ....ndan haberdar olmadığı, talimatla savunması alınırken talimat celsesine mahsus olmak üzere farklı bir müdafi atandığı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 23/05/2016 tarihli kararın mahkemece atanan zorunlu müdafi Av. ....u....na tefhim...
2. Ceza Dairesi 2021/5015 E. , 2022/17057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere ve kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa da, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesi vermesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; suça sürüklenen çocuğun kendisine esas mahkemesinde atanan Av. ... ....ndan haberdar olmadığı, talimatla savunması alınırken talimat celsesine mahsus olmak üzere farklı bir müdafi atandığı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 23/05/2016 tarihli kararın mahkemece atanan zorunlu müdafi Av. ....u....na tefhim edildiği ve bu müdafii tarafından temyiz edildiği, yokluğunda verilen kararın ve müdafiin temyiz dilekçesinin suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine dair bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı ve suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafiin temyizinden de haberdar olmadığı anlaşılmakla, bilgisi dışında temyiz dilekçesi veren Av. ... ...nun temyizini kabul edip etmediği, muvafakat ettiği taktirde müdafinin temyizinin inceleneceği, muvafakat vermediği takdirde Av. ........nun temyizinin incelenmeyeceği, kararda belirtilen temyiz süresi içinde muvafakat etmediğine dair dilekçe vermediği taktirde muvafakat vermiş sayılarak müdafinin dilekçesine göre inceleme yapılacağı belirtilmek suretiyle meşruhatlı tebligat çıkarılması, bunu gösterir belgeler ile suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilmesi yada muvafakat edilmediğine dair dilekçe verilmemesi durumunda bu konuda ek tebliğname düzenlenmesi, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, Tebligat çıkarılan adres muhatabın...