Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/1960 · K. 2022/7286
Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/1960 K. 2022/7286

E. 2022/1960K. 2022/728624 Ekim 2022
tazminatmanevi tazminatmaddi tazminattazminat davasıgörevli mahkemekoruma tedbiri
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/76 Esas - 2010/259 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün kesinleştirilerek infazına başlandığı ve 21.12.2010 - 21.11.2013 tarihleri arasında 1066 gün infaz gördüğü, Yargıtay 10. Dairesince kararın bozulması üzerine davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.12.2014 tarihinde kesinleştiği, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda...

Karar Metni

12. Ceza Dairesi 2022/1960 E. , 2022/7286 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Dava Tarihi : 25/12/2014 Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/76 Esas - 2010/259 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün kesinleştirilerek infazına başlandığı ve 21.12.2010 - 21.11.2013 tarihleri arasında 1066 gün infaz gördüğü, Yargıtay 10. Dairesince kararın bozulması üzerine davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.12.2014 tarihinde kesinleştiği, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 250.000,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece maddi tazminat talebinin reddi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 21.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup işleminin tazminata engel oluşturmayacağı dikkate alınmadan davacının tutuklu kaldığı sürenin başka dosyadan mahsup edildiği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi, davacının cezaevine giriş tarihinin 21.12.2010 olduğu ve hükmedilecek tazminat miktarına bu tarihten itibaren yasal faiz talep edildiği halde, hükmedilen manevi tazminat miktarına 21.10.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi, 15/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davacı lehine 4.070,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 2.500,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın 21.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, davanın ...

Benzer Kararlar

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2020/11424 · K. 2022/1874

14 Mart 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/1878 · K. 2022/4204

30 Mayıs 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/80 · K. 2022/1867

14 Mart 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2020/10922 · K. 2022/1871

14 Mart 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/1809 · K. 2022/5627

13 Eylül 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/2042 · K. 2022/4446

6 Haziran 2022