Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31/10/2017 tarih, 2017/1-290 esas, 2017/443 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yerel Mahkeme'nin son uygulamasının, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle verilmiş olması karşısında, direnme kararı niteliğinde olmayıp eylemli direnme (uyma) ve dolayısıyla "yeni hüküm" niteliğinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Sanığın eyleminin, oğlu ve gelini olan mağdurların her ikisinin elinde sopa ile sanığın evinin önüne gelip, tehdit ederek kapıyı açmasını istemeleri üzerine gerçekleştiği...
4. Ceza Dairesi 2022/9396 E. , 2022/22099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit
KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31/10/2017 tarih, 2017/1-290 esas, 2017/443 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yerel Mahkeme'nin son uygulamasının, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle verilmiş olması karşısında, direnme kararı niteliğinde olmayıp eylemli direnme (uyma) ve dolayısıyla "yeni hüküm" niteliğinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Sanığın eyleminin, oğlu ve gelini olan mağdurların her ikisinin elinde sopa ile sanığın evinin önüne gelip, tehdit ederek kapıyı açmasını istemeleri üzerine gerçekleştiği iddiasıyla açılan davada, sanığın oğlu ve gelininin de sanık olarak yargılanıp beraat etmeleri karşısında, sanığa yönelik ciddi ve gerçekleşmesi muhakkak bir tehlikenin söz konusu olmadığı, saldırı ile savunma arasında, makul seviyede bir oran bulunmadığı, dolayısıyla TCKnın 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı, sanığın eyleminin haksız tahrik altında TCKnın 106/2-a maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.