Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/1584 · K. 2022/16121
Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/1584 K. 2022/16121

E. 2020/1584K. 2022/161218 Kasım 2022
bağımsız bölümkooperatif üyeliğitapu iptalitapu iptali ve tescilbozma kararıhapis hakkıalacağın tahsilitespit davasıalacağın temlikiek ödemekooperatif ana sözleşmesitasarruf yetkisitazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK.nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih, 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 esas ve karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafinin, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın kendisine atanan zorunlu müdafi ile aynı celse de bulunmadığı, kendisinin...

Karar Metni

8. Ceza Dairesi 2020/1584 E. , 2022/16121 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK.nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih, 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 esas ve karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafinin, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın kendisine atanan zorunlu müdafi ile aynı celse de bulunmadığı, kendisinin müdafi ile temsil edildiğine ilişkin haberinin olmadığı, buna dair dosyada belge ve bilgiye de rastlanmadığı anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1) Sanığın isnat edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarına ait fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin gelişip gelişmediği konusunda, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine ait 14.04.2015 tarihli tek doktordan alınan raporda, işlemiş olduğu iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ve cezai ehliyetinin olmadığı belirtilmesine karşın, aynı Hastaneye ait heyet tarafından verilen 15.06.2015 tarihli raporda, atılı suç ile ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin azaldığı, ksmi ceza ehliyetinin olduğunun belirtildiği, bu haliyle yukarıda anılan raporların içerikleri arasındaki çelişkinin giderilmesi için sanığın dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilip yeniden rapor alınarak, suç tarihinde işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiillrle ilgili olarak davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususları tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanığın eylemlerinin, kül halinde cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve silahla tehdit fiilinin, suçun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceğinden; 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemler bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/590 · K. 2022/15226

25 Ekim 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/1386 · K. 2022/14749

18 Ekim 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/12609 · K. 2022/16805

16 Kasım 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/14571 · K. 2022/16224

9 Kasım 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2019/10781 · K. 2022/11943

7 Eylül 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/3729 · K. 2022/7307

26 Nisan 2022