TEŞVİK İŞLEMLERİNDEN YARARLANDIRILAN DAVACININ FAİZ ALACAĞININ BULUNUP BULUNMADIĞI HAKKINDA
T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
E : 2024/4929
K : 2025/1027
T: 22.1.2025
TEŞVİK İŞLEMLERİNDEN YARARLANDIRILAN DAVACININ FAİZ ALACAĞININ BULUNUP BULUNMADIĞI HAKKINDA
5510/ek md.17
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar yönünden kesin olarak reddine dair verilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; her ne kadar teşvik işlemlerinden yararlandırılmış ise de, ilgili teşvik hükümlerine esas kanun maddesinin faiz başlangıcına ilişkin fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle teşvik işlemlerine ilişkin ödenmeyen faiz alacağının, 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasına göre hesaplanarak şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teşvik unsurlarından yararlanabilmek için işverenin isteminin gerekli olduğunu, davalı Kurum tarafından re'sen işlem yapılamadığını, talep bulunmaması durumunda 5510 sayılı Kanun kapsamında yapılmış olan prim ödemelerinin yanlış veya yersiz nitelikte olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
1-îlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; eldeki dava bakımından, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan kuralın, mahsup veya iade edilme yönünden üçüncü fıkra hükümlerine yaptığı atıftan dolayı ödemelerin üç yıla yayılacağını öngörmesinin, faizin başlama tarihi ve ödeme için öngörülen süre göz önünde bulundurulduğunda kuralın mülkiyet hakkını sınırladığı ve yapılan bu sınırlamanın orantısız ve aşın olduğunu, hak arama hürriyeti çerçevesinde dava açan kişilerin mahkemelerden adil yargılanma haklan gereği uyuşmazlığı bitirecek şekilde gerekçeli karar elde etme haklarının bulunduğunu, yargılamanın henüz devam ettiği bir süreçte, taraflardan birinin aleyhine olacak ve yargı merciinin uyuşmazlık konusu talep hakkında karar vermesini engelleyecek şekilde davayı ortadan kaldıran ya da davanın incelenmesini durdurarak karara bağlanmasına engel olan düzenlemelerin kişilerin karar elde etme hakkı ile birlikte sonuçları bakımından da kişilerin mülkiyet haklarının ölçüsüz şekilde sınırlandığını,
2-Anılan maddeye dayalı olarak ...