1479 sayılı yasanın geçici 2 nci maddesinde öngörülen kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce en az on yıldanberi herhangi birişverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabınaçalışan kişiye, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi şarta bağlıdır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1974/3 K.1974/4 T.10.5.1974 BAĞKUR KANUNUNDAN ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
1479 SAYILI YASANIN GEÇİCİ 2 NCİ MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN ÖNCE EN AZ ON YILDANBERİ HERHANGİ BİR İŞVERENE HİZMET AKDİ İLE BAĞLI OLMAKSIZIN KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞAN KİŞİYE, YAŞLILIK AYLIĞI BAĞLANABİLMESİ ŞARTA BAĞLIDIR.
Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesi Başkanlığının 8/3/1974 günlü ve 47 sayılı yazısında Dairenin 8/11/1973 gün 1166/1021 sayılı ve 19/11/1973 gün 1411/1190 sayılı kararlarında 1479 sayılı (Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu)nun geçici 2 nci maddesinden yararlanabilmek için meslek kuruluşlarına en az 10 yıl süre ile üye olmak veya vergi dairelerine bu süre vergi ödemek gerekli bulunduğu ve 10 yıllık çalışma süresinin başka bir kurumca verilecek belge ile ispatlanmasına imkân olmadığı kabul edildiği halde; yine aynı dairenin 7/3/1974 gün 1427/2682 sayılı çoğunlukla verilen kararında, meslek kuruluşuna üye olmak veya vergi ödeme zorunluğu bulunmadığı, bu çalışma süresinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun öngördüğü diğer delillerle de kanıtlanabileceği kabul edildiğinden anılan maddenin uygulanması bakımından daire üyeleri arasında mevcut görüş ayrılığı daire iç bünyesinde giderilmediği için içtihadı birleştirme yoluna gidilmesi istenmiştir.
Bunun üzerine toplanan Hukuk Kısmı İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca daire başkanlığı yazısında bildirilen kararlar arasında içtihat aykırılığı bulunduğu çoğunlukla tespit edilmiş ve inanç ayrılığının aşağıda belirtildiği şekilde giderilmesi karar altına alınmıştır.
İhtilâf 1479 sayılı Bağkur Kanununun geçici maddesi ile belirlenen geçmiş 10 yıllık hizmetlerin ne yolda ispatlanacağı noktasında temerküz ettiğine göre bu cihetin aydınlanması için kanunun geçici 2 nci maddesinin anlamını belirlemek ve bunun içinde 1479 sayılı Kanunun kimler için çıkarıldığını araştırmak ve bu kanuna göre kimlerin sigortalı sayılması lâzım geldiği konuları üzerinde durulmak gerekmiştir.
Bir ilke olarak tüm çalışanların yarınlarının sosyal güvenlik altına alınmasının gerektiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası tarafından kabul edilmiştir. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile memurların ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun vasıtasiyle de hizmet akdile bir işverene bağlı olarak çalışanların sosyal güvenlikleri garanti altına alınmış olmakla Anayasa'nın belirtilen ilkesi icabı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların yarınlarını düşünmek gerekmiş ve bunun sonucu olarak da 1479 sayılı Kanun ile Türkiye'nin 3. büyük emeklilik müessesesi devlet eliyle kurulmuştur.
Kimlerin bu kanuna tabi olacakları müesseseyi kuran 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde açıkça gösterilmiştir. Kapsamla ilgili 24 üncü maddeye göre bir kimsenin bu yolda sigortalı sayılabilmesi için aşağıdaki şartları haiz olması gerekmektedir.
Bu kimselerin bağkur sigortasından istifade edilebilmeleri için, a) Sosyal Sigortalar Kanunu ka...