Tanıklık edilen ikrarı doğrulayacak deliller ve belirtilerin de varlığı gerektiği humk. m. 236 da belirtildiğine ve ikinci hukuk dairesinin son kararına göre olayda uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır. bu sebeple içtihatların birleştirilmesine yer yoktur.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1936/39 K.1937/6 T.14.4.1937 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR
TANIKLIK EDİLEN İKRARI DOĞRULAYACAK DELİLLER VE BELİRTİLERİN DE VARLIĞI GEREKTİĞİ HUMK. M. 236 DA BELİRTİLDİĞİNE VE İKİNCİ HUKUK DAİRESİNİN SON KARARINA GÖRE OLAYDA UYUŞMAZLIK OLMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR. BU SEBEPLE İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER YOKTUR.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve Ticaret Kanununun 680 inci maddesi hükümlerince esasına şahit dinlenmesine cevaz olan hususlarda mahkeme haricinde vukuu iddia edilen ikrara şahadet edildiği suretle bu şahadetin delaili saire ile teyit edilmesine lüzum olup olmadığı hususunda Temyiz Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesinin 12.12.935 tarih ve 3959/3307 numaralı ilamı ile Temyiz Ticaret Dairesinin 5.6.936 tarih ve 2470/2723 numaralı ilamları arasında hasıl olan içtihat ihtilafının halli Temyiz Ticaret Dairesi Reisliğinin 18.9.936 tarih ve 220 numaralı müzekkeresiyle istenilmesine mebni 14.4.937 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk altı zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve ilamlar okunmak suretiyle hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan: Reis Ali Himmet; Esasına şahit istimaına cevaz bulunan hadisatta ikrara şahadet dahi muteber olduğunu kabul etmişizdir. Ve ikrarın delaili saire ile teyit edilmesi dairemizin son verdiği karar cümlesindendir. Binaenaleyh ihtilaf yoktur.
Vehbi; Ticaret Dairesi ikrarın medlülünü müsbit delil bulunursa demiş, İkinci Hukuk Dairesi de ikrarın vukuunun delail ile tesbit edilmesini istiyor.
Ali Rıza (hukuk); İkinci Hukuk Dairesinin ikinci kararı Ticaret Dairesinin kararını okşamaktadır.
Birinci Reis; Her iki daire de hariçteki ikrara şahadet caiz olduğunu ve ancak ikrarın delaili saire ile sıhhatının teyit edilmesini istemektedir. Bu hale göre ihtilaf yoktur.
Kazım; Hakim huzurunda sebkeden ikrar muteberdir. Hariçteki ikrarı teyit edecek delil ve emare dendiğine göre hariçteki ikrar mücerret hükme medar olamaz. Karine ve delil ve emareyi vazııkanun tarife lüzum görmemiştir. Bunu hukuk ilmi tarif etmiştir. Kanunun karineleri senedin iadesi gibi fiili karine ki şahıstan tahassul etmiş bir karinedir. İşte böyle bir karine varsa hariçteki ikrara şahadete binaen hüküm verilebilir, demeleriyle neticede;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve Ticaret Kanununun 680 nci maddesi hükümlerince esasına şahit dinlenmesine cevaz olan hususlarda mahkeme haricinde vukuu iddia olunan ikrara da şahit istima edilirse de mücerret ikrara şahadet hüküm için kafi olmayıp her halde şahadet edilen ikrarın sıhhatını teyit edecek delail ve emaratın inzimamı şart olduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 236 ncı maddesi sarahatı iktizasından olmasına ve daire reislerinin beyanatına ve İkinci Hukuk Dairesinden ahiren verilen karara nazaran hadisede ihtilaf olmadığı anlaşılmakla tevhidi içtihada mahal olmadığı 14.4.937 tarihinde ittifakla takarrür etti. -----------o----...