E. 1937/1 K. 1937/13
Karar Özeti
Yargılamanın yenilenmesi davalarında süre hesaplanırkenborçlar kanununun 137 nci maddesinde yazılı altmış günlüksüreden yargılamanın yenilenmesini isteyen kişininyararlanıp yararlanamayacağı konusunda içtihat uyuşmazlığıbulunduğu ileri sürülmesi üzerine yapılan incelemede; her iki kararın sebepleri de başka olmakla; içtihatların birleştirilmesine yer yoktur.
Karar Metni
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1937/1 K.1937/13 T.31.3.1937 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR
YARGILAMANIN YENİLENMESİ DAVALARINDA SÜRE HESAPLANIRKEN BORÇLAR KANUNUNUN 137 NCİ MADDESİNDE YAZILI ALTMIŞ GÜNLÜK SÜREDEN YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ İSTEYEN KİŞİNİN YARARLANIP YARARLANAMAYACAĞI KONUSUNDA İÇTİHAT UYUŞMAZLIĞI BULUNDUĞU İLERİ SÜRÜLMESİ ÜZERİNE YAPILAN İNCELEMEDE; HER İKİ KARARIN SEBEPLERİ DE BAŞKA OLMAKLA; İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER YOKTUR.
Şark Sanayi Kumpanyası Türk Anonim Şirketi ile İş Bankası İzmir Şubesi ve üçüncü şahıs Alâiyeli Mahmut aralarında mütehaddis davadan dolayı Temyiz Mahkemesi Ticaret Dairesinden verilen 14.10.936 tarihli kararı havi 939/3201 numaralı ilâm ile Mümtaz ve rüfekası tarafından Naciye aleyhine ve Naciye tarafından da Mümtaz ve rüfekası aleyhine ikame edilen mütekabil davadan dolayı Temyiz Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesinden verilen 6 kânunusani 935 tarihli kararı havi 2924/2055 numaralı ilâm arasında iadei muhakeme müddetinin hesabında ihtilâf mevcut olduğu ihbar edilmesi üzerine 31.3.937 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk dört zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra bu hususta söz alan Birinci Hukuk azasından Ali Rıza;
Tevhidi İçtihat için sevkolunan her iki daire kararında yekdiğerine mübayin gibi görülen husus, «iadei muhakeme davalarında müddet hesabında Borçlar Kanununun 137 nci maddesindeki altmış günlük munzam müddetten muidi muhakemenin istifade edip edemeyeceği» meselesinden ibarettir.
Dairelerin kararları aynı meseleyi halle matuf olmadığı cihetle aralarında tevhidi içtihadı mucip noktai ihtilâf yoktur. Evvelemirde Birinci Hukuk Dairesinin tetkik ettiği hadiseyi ve ittihaz ettiği kararı bertafsil arzedeyim.
Evvelâ Mümtaz ve rüfekası Naciye aleyhine bir dava açarak 334 numaralı hanenin tahliyesi ile ecrimislinin tahsilini talep ve Naciye de Mümtaz ve rüfekasının bu hane hakkında istihsal eyledikleri tapunun iptalini bilmukabele dava etmiş ve icra kılınan muhakeme neticesinde hanenin tahliyesine ve ecrimisil olarak 777 liranın tahsiline ve Naciyenin tapu iptali hakkındaki davasının reddine karar verilmiştir.
Bundan sonra Naciye Mümtaz ve rüfekasına mezkûr hanenin tefviz edilmesine müteallik idarî karar aleyhine Devlet Şûrasına müracaaat etmiş ve Devlet Şûrası Mümtaz ve rüfekasına ait tefviz muamelesinin hükümsüzlüğüne ve Naciye ve evlâtlarına ait muamelenin muvakafakata binaen mezkûr hanenin Naciye ve evlâtlarına temlikine karar vermiş ve maamafih bu sırada Mümtaz ve rüfekası da mezkûr haneyi on bin lira bedel ile aharına satmıştır.
Naciye tekrar mahkemeye müracaat ederek Devlet Şûrasının salifüzzikir kararı mucibince hanenin asıl sahibi kendisi bulunduğundan ve şu kadarki Mümtaz ve rüfekası mezkûr haneyi başkasına sattıklarından bahsile bedeli olan on bin lira ile ecrimisil olarak evvelce kendilerinden hükmen tahsil olunan 777 liranın iadesini istemiş ve icra kılınan muhakeme neticesinde Mü...