Borçlar yasasının 260. maddesi gereğince birikmiş kiraların ödenmesi için kiralayana uyarma yapılmadıkça kiralananın boşaltması istenemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1943/25 K.1946/8 T.10.4.1946 KİRA BORCU İÇİN İHTAR
BORÇLAR YASASININ 260. MADDESİ GEREĞİNCE BİRİKMİŞ KİRALARIN ÖDENMESİ İÇİN KİRALAYANA UYARMA YAPILMADIKÇA KİRALANANIN BOŞALTMASI İSTENEMEZ.
818/md. 260
Borçlar Kanununun 260. maddesi gereğince birikmiş kiraların ödenmesi için kiralayana ihtar yapılmadıkça kiralananın boşaltılması istenip istenemiyeceği hususunda Yargıtay Ticaret Dairesiyle İcra ve İflas Dairesinin kararları arasında meydana gelen içtihat aykırılığının içtihatların birleştirilmesi yoluyla halli istemi üzerine uyuşmazlığın konusunu teşkil eden kararlara ait ilam örnekleri çoğaltılıp dağıtılarak 10.4.1946 Çarşamba günü için müzakerenin başlayacağı Genel Kurul Üyelerine bildirilmişti.
Bugün toplanan kurula (elli dokuz) zatın iştirak etttiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra Birinci Başkan Halil Özyörük'ün Başkanlığında müzakereye başlanarak uyuşmazlık konusu ilam örnekleri Birinci Başkan tarafından okunduktan ve hadise telhisen anlatıldıktan sonra söz alan :
İcra ve İflas Dairesi Başkanı Abdullah Aytemiz : Ticaret Dairesi birikmiş kiraların ödenmesi için Borçlar Kanununun 260. maddesi veçhile kiracıya bir ihtar yapılmadıkça mecurun tahliyesi istenemiyeceğini ve dairemiz ise kira bedelinin peşin ödenmesi mukavelenamede şart kılınmış ise vaktinde kirayı vermeyen kiracı mukavele hükmünü bozmuş olacağından ihtara lüzum olmaksızın kiralananın tahliyesi istenebileceği yolunda içtihat tesis etmişlerdir.
22.12.1943 tarihli görev uyuşmazlığının halli zımnındaki tevhidi içtihat kararı bu uyuşmazlığı da ortadan kaldırmıştır çünkü okunan kararlarımızın hepsi bu inan birleştirilmesi kararından evveldir. Eğer içtihat tevhidine lüzum görülürse esas hakkındaki mütalaamı da arzederim. Bana kalırsa inan birleştirilmesine lüzum kalmamıştır. Milli Korunma Kanununun neşrine kadar İcra Kanununun 272. maddesi gereğince mukavelename ile icar edilen bir gayrimenkulün, müddetin hitamından itibaren bir ay içinde kiralayan isterse kiralanan tahliye ve bu madde tatbik olunmakta idi. Milli Korunma Kanunu yayınlandıktan sonra bu maddeyi Milli Korunma Kanununun otuzuncu maddesiyle telif ve müddetin bitmesinden sonra bir ay içinde vaki tahliye talebini kabul ettik. Ve berviçhi peşin ödenmesi meşrut olan kira karşılığı zamanında verilmemiş ise bir gûnâ ihtara tabi tutmayarak ve otuzuncu maddenin bir fıkrasına dayanarak kararlar verdik. Bahseylediğim fıkrayı aynen okuyorum (mukavele hükümlerine riayet ettiği müddetçe kiracı aleyhine tahliye davası açılamaz.) mukavele hükümleri yerine mumi hükümler kullanılmış olsa idi o vakit Borçlar Kanununun 260. maddesine gidilirdi. Ve Ticaret Dairesinin içtihadı doğru olurdu. Mukavele hükümlerine riayetsizlik dediğim gibi vaktinde kirayı ödememekle hasıldır.
Yukarıda yazılı tevhidi içtihat kararı verilince yani Milli Korunma Kanunu yürürlüğe girdikten sonra müddet bahis mevzuu olmadığına ve ancak gayri muayyen bir zaman için yenilenen kira bağıt...