5917 sayılı kanun hükümlerine göre bir gayrimenkul üzerindeki tecavüzü menedilen bir şahıs o gayrimenkule tercihe şayan bir hak iddiasiyle hissedar sıfatıyla yeniden tecavüz ederse bu hareketi, adı geçen kanunun 7 nci maddesine göre suç teşkil eder.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1955/8 K.1955/15 T.29.6.1955 R.Gazete No. 9098 R.G. Tarihi: 8.9.1955
GAYRIMENKULE ELATMA
5917 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE BİR GAYRİMENKUL ÜZERİNDEKİ TECAVÜZÜ MENEDİLEN BİR ŞAHIS O GAYRİMENKULE TERCİHE ŞAYAN BİR HAK İDDİASİYLE HİSSEDAR SIFATIYLA YENİDEN TECAVÜZ EDERSE BU HAREKETİ, ADI GEÇEN KANUNUN 7 NCİ MADDESİNE GÖRE SUÇ TEŞKİL EDER.
5917 sayılı kanun ahkâmına tevfikan; tecavüzü menedildiği gayrimenkul üzerinde hissesi bulunan şahsın o gayrimenkule yeniden vâkı tecavüzünün suç teşkil edip etmiyeceği hususunda Dördüncü Ceza Dairesinin 14/7/1952 tarih 7345/7504 ve 3/10/1953 tarih 10980/10696 sayılı ve Ceza Umumi Heyetinin 3/2/1953 tarih, 60/45 sayılı ve 5/4/1954 tarih ve 7/4-4 sayılı kararları arasında husule gelen içtihat ayrılığının halli Başreisliğin 4/4/1955 tarihli yazısiyle istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Heyetinde keyfiyet müzakere olundu :
5917 sayılı kanunla istihdaf olunan gaye gayrimenkul emval ve bilhassa arazi mülkiyetine mütaallik çeşitli ihtilâflar yüzünden meydana gelen tecavüz ve müdahale hâdiselerinin ekseriya bais olduğu vahim münazaaları önlemek ve mahallî emniyet ve asayişi temin, iade ve idame etmek maksadiyle idari bir tedbir ittihazından ibaret bulunmaktadır.
Nitekim kanunun metni, hakikî veya hükmi şahısların yedlerinde bulundurdukları gayrimenkule başkası tarafından tecavüz ve müdahale edildiği takdirde vâkı talep üzerine idarî mercilere tecavüz ve müdahalenin def'i ve gayrimenkulün zilyetine teslim ve mütecaviz, tercihe şayan bir hakkı olduğunu iddia etse dahi ait olduğu mahkemeye müracaatı lüzumunun kendisine tebliğ edileceğini ve tecavüzü defedilen kimsenin mahkemeden lehine bir karar almaksızın o gayrimenkule yeniden tecavüz ettiği takdirde ceza göreceğini tasrih eylemiş ve Meclis müzakeratiyle de müeyyet gerekçesi, bu kanun ile, tecavüz neticesinde vukuu muhtemel hâdiselerin, cinayetlerin önüne geçilmesi hedef tutulduğunu, alınan idari karar münhasıran bir asayiş ve inzibati tedbir mahiyetinde olduğundan taraflara mülkiyet bakımından hiçbir hak bahşetmediğini ve bir hata yapılmış olsa bile bunun kaza mercilerince ıslah ve telâfisi daima mümkün olacağını açıkça belirtmiştir.
Bu itibarla kanun, gayrimenkul mülkiyeti bakımından haklıyı haksızdan tefrik eden bir maksadı derpiş etmediği gibi suçluluk, gayrimenkul üzerinde tercihe şâyan bir hakkı olmadığı halde o gayrimenkule tecavüz eyleyen kimsenin fiil ve hareketinden değil, vukuu muhtemel bir nizaı bertaraf etmek maksadiyle İdarece alınmış olan ve ancak önleyici bir tedbir mahiyetinde kalan bir emre karşı gelmekten ve bu babtaki karara âdemi itaatten neşet etmektedir.
Binaenaleyh suç, mülkiyet ihtilâfının nihai ve katî hal mercii olan mahkemelerin vazifesine taallûk eden hususla ilgili olmayan ve anasırını asayiş esasına müstenit idarî bir tasarruftan alan hareketlerde tekevvün eyler.
Şu halde, bir gayrimenkule hissedar olan kimsenin tecavüzünün, diğerlerinin tecavüzünden farklı olarak ...