Zor alım konusu esas davadan ayrı ve bağımsız bir dava olarak esası incelemeye görevli mahkemelerde inceleme konusu yapılabilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1936/12 K.1936/14 T.4.6.1936 ZORALIM
ZOR ALIM KONUSU ESAS DAVADAN AYRI VE BAĞIMSIZ BİR DAVA OLARAK ESASI İNCELEMEYE GÖREVLİ MAHKEMELERDE İNCELEME KONUSU YAPILABİLİR.
Ruhsatsız radyo kullananlar hakkında para cezasiyle beraber verilen müsadere hükmünün temyizi üzerine müsadere noktasından temyiz kabiliyeti kabul edilmişken bu kere müsaderenin para cezasının fer'i olması itibariyle temyiz kabiliyetinin tâyininde esas olamıyacağı takarrür etmek suretiyle yeni bir içtihadın tahassülüne mebni keyfiyetin tevhidi içtihat suretiyle halli 3 üncü Ceza Dairesinin 21/4/1936 gün ve 4861/35 numaralı müzekkeresiyle talep edilmesi üzerine 4/6/1936 gününde toplanan Heyeti Umumiyede keyfiyet müzakere edilerek neticede:
Bir suçun taallûk eylediği eşyanın müsaderesi de kanun icabından olan yerlerde müsadere cihetinin asıl cezaya mütaallik dâvadan ayrı ve müstakil olarak esas dâvayı görmeğe mezun mahkemelerce görülebilmesinin ve mahkemelerden bu hususta sâdır olacak hükümlere karşı kanun yoluna gidilebilmesinin cevazı, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun müsadere usulünden bahseden faslında kabul ve tespit olunmuş bir esas olmasına ve kanunun şu suretle başlı başına gözönüne alarak mahsus ve müstakil hükme bağlanmış ve miktar veya kıymet zikretmeksizin mutlak olarak kanun yolunu açık bulundurmuş olduğu bir mevzua mütaallik hükümlerde aranacak temyiz kabiliyetinin de yine esası dâvadan ayrı ve müstakil olarak bizatihi mülâhazası o fasıl hükümlerinin istihdaf eylediği, gaye ve maksadın tabii ve zaruri bir icabı olmasına ve diğer taraftan müsadere keyfiyetinin mahkemelerde esas dâvadan ayrı ve müstakil olarak tetkik mevzuu olması kanunda kabul ve tecviz olunmuş olunca bu cevazın tatbikattaki şümul sahasına herhangi bir düşünce ile tahdit ve takyit dahi kanun maksadına aykırı düşeceğine binaen Ceza Kanunu bakımından ceza ile birlikte mevzuubahis olduğu yerlerde ceza mahkûmiyetinin hukuki neticelerinden olan müsadere keyfiyeti esas davadan ayrı ve müstakil bir dâva halinde esası tetkike vazifeli olan sulh ve asliye mahkemeleri nezdinde mutlak surette tetkik mevzuu olabileceği gibi Temyiz Mahkemesi nezdinde de yine mutlak surette kabili tetkik bulunduğuna ve bu sahada aranacak temyiz kabiliyeti haddinin tâyini bahsinde ceza muhakemeleri usulü sakit bulunmasından dolayı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun medarı tatbik olacağına çoğunlukla karar verildi. ----------o----------