Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin Esenyurt ilçesinde bulunan projesi kapsamında 2 adet alt yüklenici sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeler gereğince davacının PVC doğrama, kör kasa, mermer, ısıcam, duşakabin ve duş teknesi işlerini ve alüminyum kompozit işlerini üstlendiğini, davacının yüklenen işleri usulüne uygun ve sözleşme ile bulunduğu taahhütler çerçevesinde yerine getirdiğini, ancak davacının kusuru olmaksızın tamamen davalı şirketin kusurundan kaynaklı olarak inşaatta emsal aşımı olması nedeniyle şantiyenin mühürlendiğini, bu nedenle davacı tarafından işlerin 15/01/2015 tarihinde teslim...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2049 KARAR NO: 2022/1764 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2019 NUMARASI: 2015/905 Esas, 2019/637 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 25/10/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin Esenyurt ilçesinde bulunan projesi kapsamında 2 adet alt yüklenici sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeler gereğince davacının PVC doğrama, kör kasa, mermer, ısıcam, duşakabin ve duş teknesi işlerini ve alüminyum kompozit işlerini üstlendiğini, davacının yüklenen işleri usulüne uygun ve sözleşme ile bulunduğu taahhütler çerçevesinde yerine getirdiğini, ancak davacının kusuru olmaksızın tamamen davalı şirketin kusurundan kaynaklı olarak inşaatta emsal aşımı olması nedeniyle şantiyenin mühürlendiğini, bu nedenle davacı tarafından işlerin 15/01/2015 tarihinde teslim edildiğini, davalının kötüniyetli olarak davacıya iade etmesi gereken teminat bedellerini iade etmediğini, sözleşme dışı haksız kesintiler yaptığını, davalıya ihtarname çektiklerini, davalı tarafından çekilen cevabi ihtarname ile müvekkilinin borçlu olduğunun inkar edildiğini, işlerinin tamamlandığının taraflarca düzenlenmiş olan hakediş tablolarından anlaşıldığını, şantiyenin mühürlenmesinin tamamen davacıdan kaynaklandığını, davalı tarafından haksız kesintiler yapıldığını belirterek, sözleşmeler uyarınca davacıya ödenmesi gereken 70.068,37 TL hakediş bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmeler uyarınca kesinleşen teminatın davacıya ödenmesine, davalının kusuru ile geciken iş teslimi nedeniyle 2 yıl fazla mesai yapmak zorunda kaldıklarından katlanmak zorunda olduğu genel gider farklarının, stopaj ve SGK ödemelerinin ve imar müdürlüğü fiyat farkının davacıya ödenmesine, davalının sözleşme dışı yapmış olduğu kesintilerin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/02/2016 tarihli dilekçesinde dava dilekçesini açıklayarak, 60.840,69 TL iade edilmeyen teminat bedeli, 20.453,62 TL haksız kesinti bedeli, 5.650,00 TL diğer kesintilerin bedeli ve 11.633,15 TL ödenmeyen hakediş bedeli olmak üzere toplam 98.577,46 TL alacak talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça yapılan PVC doğramalardaki eksik ve arızaların giderilmediğini, sözleşmeye aykırı imalat yapıldığını, eksiklerin giderilmesi için davacı tarafa çekilen ihtarnameye cevap verilmediğini, projede çalışan tüm firmaların hiç ara vermeden çalıştıklarını, şantiyenin durdurulmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından işin süresinde tamamlanmadığını, yaklaşık 2 yıl 1 ay içerisinde tamamlandığını, dolayısıyla...