İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile 2 nolu davalı ...'nin ayrı ayrı 100.000,00 TL sermaye ile 1 nolu davalı şirket olan ... Tic. Ltd. Şti.nin ortağı sıfatına haiz olduklarını, tarafların davalı şirketi kar amacı ile ve ticaret hayatında başarılı bir noktaya getirmek amacı ile 03.10.2010 tarihinde kurduklarını, ne var ki ortaklar arasında baş gösteren uyuşmazlıklar ve yaşanan tartışmaların ardından davalı tarafın müvekkilini şirket yönetiminden ve şirket işlerinden uzaklaştırarak, tüm idari ve mali işleri kendi tekelinde topladığını, ticaret hayatını devam ettirdiğini, bu süreçte müvekkilinin geçim sıkıntısı çektiğini, şirket için babası adına çektiği krediyi dahi ödemekte zorlandığını, bu hususlar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1273 KARAR NO: 2022/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 05/02/2020 NUMARASI: 2015/1572 Esas - 2020/114 Karar DAVA: Ticari Şirket KARAR TARİHİ: 12/10/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile 2 nolu davalı ...'nin ayrı ayrı 100.000,00 TL sermaye ile 1 nolu davalı şirket olan ... Tic. Ltd. Şti.nin ortağı sıfatına haiz olduklarını, tarafların davalı şirketi kar amacı ile ve ticaret hayatında başarılı bir noktaya getirmek amacı ile 03.10.2010 tarihinde kurduklarını, ne var ki ortaklar arasında baş gösteren uyuşmazlıklar ve yaşanan tartışmaların ardından davalı tarafın müvekkilini şirket yönetiminden ve şirket işlerinden uzaklaştırarak, tüm idari ve mali işleri kendi tekelinde topladığını, ticaret hayatını devam ettirdiğini, bu süreçte müvekkilinin geçim sıkıntısı çektiğini, şirket için babası adına çektiği krediyi dahi ödemekte zorlandığını, bu hususlar yaşanırken şirketin işleyişinden, idari ve mali gelişmelerinden, en önemlisi kar yapıp yapmadığından bihaber bırakıldığını, limited şirketlerde kar payı alacağının ortaklar kurulunun kar dağıtma kararıyla muacceliyet kazandığını, bu nedenle müvekkilinin gerek bizzat gerekse aracılar vasıtasıyla şirketin diğer ortağına bu yönde kararı alması için sürekli başvuruda bulunduğunu, ancak işbu dava tarihine kadar anılan kararın hiçbir haklı gerekçe olmaksızın alınmadığını, öte yandan TTK uyarınca şirket ortaklarının bilançoda ortaya çıkan kazancı dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip bulunmadıklarını, ortaklar kurulunun bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfınazar edemediklerini, bu sebeplerden ötürü, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarına ait bilançolarının incelenmesi ve kar payının tespiti ile müvekkilin payına düşen tutarın tahsilini talep etmenin zorunluluk teşkil ettiğini beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilin ortağı bulunduğu davalı şirketin 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarına ait bilançolarının konusunda uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi ve karın tespiti ile müvekkilinin payına düşen karın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; 2014 yılında davacıya 125.000,00 TL tutarında kar payı ödemesinin ayni olarak yapıldığını, dava konusu talebin kesinlikle dürüstlükle bağdaşmadığını, hukuka aykırı olmakla reddi gerektiğini, 2014 yılında müvekkili şirket tarafından davacıya 125.000,00 TL tutarında kar payı ödemesinin ayni olarak yapıldığını, Üsküdar ilçesindeki kain taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tescil ...