DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının "..." markasının 14/01/1997, "..." markasının 05/08/1997, "..." markasının 08/03/2020 tarihlerinde tescil edildiğini, ancak davalı şirketin markalarını tescil tarihinden itibaren kullanmadığını, markalar üzerinde hakkının kalmadığını, işbu dava ile bağlantılı olarak Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/507 Esas sayılı dosyasının mevcut olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 2.FSHHM'nin 2013/144 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu markaların dondurma emtiası dışında kullanılmadığının tespit...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/1979 Esas KARAR NO: 2022/1739 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/02/2020 NUMARASI: 2018/541 2020/133 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının "..." markasının 14/01/1997, "..." markasının 05/08/1997, "..." markasının 08/03/2020 tarihlerinde tescil edildiğini, ancak davalı şirketin markalarını tescil tarihinden itibaren kullanmadığını, markalar üzerinde hakkının kalmadığını, işbu dava ile bağlantılı olarak Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/507 Esas sayılı dosyasının mevcut olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 2.FSHHM'nin 2013/144 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu markaların dondurma emtiası dışında kullanılmadığının tespit edildiğini, bu tespit üzerine mahkememe davanın kabul edildiğini, Yargıtay tarafından da onandığını, Yargıtay karar düzeltme sürecinde Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14. Maddesinin iptaline karar verildiğini, bu iptal kararı üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin mahkememizce verilen kararın bozulmasına ve akabinde İstanbul Anadolu 2.FSHHM'nin 2018/89 Esas sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildiğini, ancak dosyada alınan bilirkişi raporunun mahkememizce göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek dava konusu markaların dondurma emtiası dışında kalan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2018/89 Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle ilk olarak derdestlik nedeniyle, mahkememizce verilen kararın kesinleşmesi durumunda da kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, her ne kadar davacı Kanun2un 25/4 md olarak belirtmiş ise de ilgili maddenin SMK m.26/4 hükmü olduğunu, bu maddenin yayımı tarihinden 7 yıl sonra yürürlüğe gireceğini, dolayısıyla kanun maddesinin henüz yürürlükte olmadığını, davacının Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşmasının 19.maddesine dayanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Tüm dosya kapsamı, TPMK kayıtları, önceki tarihli kararlarda alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bir markanın iptalinin istenebilmesi için haklı bir sebep olmadan Türkiye'de tescilden itibaren 5 yıldır ciddi bir şekilde kullanılmamış olması veya kullanımına 5 yıl süreyle ara verilmiş olması gerektiği, izahı yapılan mevzuatın marka iptaline ilişkin hükümlerinin yayım tarihinden geriye doğru değerlendiri...