Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/10/2019 tarih ve 2017/321 E. - 2019/400 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin sanal gerçeklik teknolojisi ve buna ilişkin yazılım ve donanımlar işiyle iştigal eden küresel ölçekte bir firma olduğunu, tanınmış marka statüsünde ... markası üzerinde müvekkilinin hak sahibi bulunduğunu, markanın Türkiye sınırları içinde Türk ticari ve toplumsal yaşamında eylemli olarak kullanıldığını, müvekkili markasının onlarca ülkede ve Avrupa Birliği ülkelerinde tescilli olduğunu, bu kapsamda markanın...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1430 - 2022/1154 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2020/1430 KARAR NO : 2022/1154 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2019 NUMARASI : 2017/321 E. - 2019/400 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/10/2019 tarih ve 2017/321 E. - 2019/400 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin sanal gerçeklik teknolojisi ve buna ilişkin yazılım ve donanımlar işiyle iştigal eden küresel ölçekte bir firma olduğunu, tanınmış marka statüsünde ... markası üzerinde müvekkilinin hak sahibi bulunduğunu, markanın Türkiye sınırları içinde Türk ticari ve toplumsal yaşamında eylemli olarak kullanıldığını, müvekkili markasının onlarca ülkede ve Avrupa Birliği ülkelerinde tescilli olduğunu, bu kapsamda markanın Türkiyede de tescili için müvekkilinin 2016/58013 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markanın yayımına davalı Şirket tarafından 2011/118896 sayılı "..." markasına dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın yerinde görülerek başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, marka işaretleri arasında arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı gibi marka kapsamlarının da benzer bulunmadıklarını, müvekkili adına tescilli 2015/46180 sayılı markanın bulunduğunu ve markanın kapsamında 28 ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, müvekkilinin bu markadan kaynaklanan müktesep hakkının olduğunu ileri sürerek, YİDKin 2017-M-5800 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve iddia etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, yasal süresi içinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvuru açısından davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili başvurusu ile davalının tescilli markasının ayırt edilemeyecek düzeyde b...