Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 01/06/2018 tarihinde 16 LSZ 64 plakalı aracın gerçekleşen kazada davacının babası ve erkek kardeşinin vefat ettiğini, teminat kapsamında oluşan zararların giderilmesi için davalı şirkete başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin babasının ve kardeşinin desteğinden yoksun kaldığını, fazlaya ilişkin dava sebepleri ve hakları saklı kalmakla birlikte; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 107. maddesi uyarınca; bu aşamada dava değerinin tam olarak...
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1217 - 2022/883 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : 2021/1217 KARAR NO : 2022/883 B azminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 20/05/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/05/2022 Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 01/06/2018 tarihinde 16 LSZ 64 plakalı aracın gerçekleşen kazada davacının babası ve erkek kardeşinin vefat ettiğini, teminat kapsamında oluşan zararların giderilmesi için davalı şirkete başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin babasının ve kardeşinin desteğinden yoksun kaldığını, fazlaya ilişkin dava sebepleri ve hakları saklı kalmakla birlikte; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 107. maddesi uyarınca; bu aşamada dava değerinin tam olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığını belirterek toplanacak delillere göre uzman bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama sonrasında alacağın değerinin tam olarak belirlenmesi halinde harcın tamamlanacağını, poliçe ile sınırlı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL destekten yoksun kalma, ferdi kaza, hukuksal koruma ve vefata bağlı tüm teminatlar kapsamında oluşan zararlarının olay tarihi olan 01.06.2018 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, hak sahiplerine 28/09/2018 tarihinde 70,871.00-TL ve 05/10/2018 tarihinde 161,618.00-TL olmak üzere toplam 232.489,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, Yargıtay içtihatları ile kardeşlerin birbirine destekliği varsayımsal olarak kabul edilmemekle, yalnızca belli şartlarda ve somut olarak desteklik ilişkisinin ispatlanması halinde kardeş bakımından destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanıldığı kabul edildiğini, bununla birlikte somut uyuşmazlıkta ilgili koşullar mevcut olmadığından davacı kardeşin maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacı aynı zamanda diğer müteveffanın çocuğu olmakla, kaza tarihi itibariyle reşit olduğundan Yargıtay kararları gereğince destek tazminatına hak kazanmadığını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi taktirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa ba...