İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcundan dolayı Antalya 11. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazıyla takibin durdurulduğunu, davalının yetkiye itirazının TBK'nın 89. Maddesi uyarınca yersiz olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Antalya olduğunu, müvekkil şirketin güneş enerji sistemlerinin üretimi ve satışını yaptığını, davalıya 2017 tarihli faturalara konu malların satılıp teslim edildiğini, davalının teslim aldığı malları yurt dışına ihraç ettiğini, davalının satın aldığı mallara karşılık cariden kaynaklı 55.760,13.-TL bakiye borcunun olduğunu, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, takipte istenen işlemiş faize...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 22/12/2020 DAVA: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 02/12/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcundan dolayı Antalya 11. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazıyla takibin durdurulduğunu, davalının yetkiye itirazının TBK'nın 89. Maddesi uyarınca yersiz olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Antalya olduğunu, müvekkil şirketin güneş enerji sistemlerinin üretimi ve satışını yaptığını, davalıya 2017 tarihli faturalara konu malların satılıp teslim edildiğini, davalının teslim aldığı malları yurt dışına ihraç ettiğini, davalının satın aldığı mallara karşılık cariden kaynaklı 55.760,13.-TL bakiye borcunun olduğunu, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, takipte istenen işlemiş faize yapılan itiraza bir diyeceklerinin olmadığını, işlemiş faizin dava konusu yapılmadığını belirterek asıl alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibin haksız olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının bir kısım fatura konusu malları teslim etmediğini, bu nedenle herhangi bir alacağının olmadığını, bilakis müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, "...Davacı satıcının kabul etmemesi ve faturaların davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerde kayıtlı olması karşısında bir kısım malların eksik teslim edildiğini ve bir kısım malların ayıplı olduğunu ispat yükü davalı alıcıya aittir. Davalı taraf malların yurt dışından geri getirilmesi maliyetli olduğundan malların müşteriden iade alınmadığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkememizce mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davalının ayıbın varlığına ilişkin yaptırdığı bir tespit de bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalı alıcı, TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi aldığı ürünleri süresinde muayene ettirdiği ve var olan eksiklik ve ayıpları süresinde ihbar ettiğiyle ilgili herhangi bir savunma ileri sürmüş ve kanıtlamış değildir. Ayıbın varlığını ispatlayamayan, ki ayıbın varlığı kabul edilse bile muayene ve ihbar külfetine uyulmaması sebebiyle malları olduğu gibi kabul etmiş sayılan davalı taraf, defterine kaydettiği faturalardan kaynaklı bakiye borçtan sorumludur. Davalı alıcının ayıp ve eksiklikler sebebiyle iskonto faturası kesmesi ve bu faturaların davacı satıcının defterlerinde yer alması da sonucu değiştirmemektedir. ...