Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili, 30.05.2017 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarpması sonucu aracın hasar gördüğünü ve değer kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 5.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş,...
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2020 NUMARASI : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/12/2022 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili, 30.05.2017 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarpması sonucu aracın hasar gördüğünü ve değer kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 5.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2020 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 5.390,00 TL olarak belirlenmiştir. Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 5.390,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 5.390,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 5.390,00TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından ıslah dilekçesi ile 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup reddine karar verilen miktar itibariyle davacı yönünden kesin olan bu karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK'nun 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf d...