6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Güvenlik Sistemleri Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, 04/09/2017 günü işyerinde hırsızlık meydana geldiğini, olay yerine gelen polis ekipleri tarafından güvenlik sisteminin zafiyetinin tespit edilerek davalının kusurlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin 2009 yılından bu yana müzik yapım, seslendirme, ses kayıt ve prodüksiyon işleri ile uğraşmakta olduğunu, ekspertiz raporunda yer aldığı üzere sigorta şirketinden talep edilen tutarın yaklaşık %80'ine tekabül eden kısmın faturalı olmadığını, ayrıca sigorta poliçesinde "nakit para hırsızlık" teminatı bulunmadığı için kasadan çalınan 780,00 USD'nin de teminat dışı olarak değerlendirildiğini, bunun dışında kayıtları yeniden yapmanın yaklaşık bedelinin 60.000,00 USD civarında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2399 Esas KARAR NO: 2022/1501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/03/2019 NUMARASI: 2017/1079 Esas, 2019/248 Karar DAVA: TAZMİNAT (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 07/12//2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Güvenlik Sistemleri Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, 04/09/2017 günü işyerinde hırsızlık meydana geldiğini, olay yerine gelen polis ekipleri tarafından güvenlik sisteminin zafiyetinin tespit edilerek davalının kusurlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin 2009 yılından bu yana müzik yapım, seslendirme, ses kayıt ve prodüksiyon işleri ile uğraşmakta olduğunu, ekspertiz raporunda yer aldığı üzere sigorta şirketinden talep edilen tutarın yaklaşık %80'ine tekabül eden kısmın faturalı olmadığını, ayrıca sigorta poliçesinde "nakit para hırsızlık" teminatı bulunmadığı için kasadan çalınan 780,00 USD'nin de teminat dışı olarak değerlendirildiğini, bunun dışında kayıtları yeniden yapmanın yaklaşık bedelinin 60.000,00 USD civarında olduğunu ve yaklaşık 6 ay süreceğini, tüm bu zararların telafi edilmesi ve müşterilere hizmet sunmaya devam edilebilmesi için harcanacak süre, iş gücü ve yaşanılacak kâr kaybı da süreç içerisinde müvekkilinin karşı karşıya kalacağı diğer bir zorluk olduğunu, poliçe kapsamında 118.528,26 TL tazminat ödenebileceği belirtilmiş ise de müvekkilinin zararının daha fazla olduğunu, davalının hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihten itibaren herhangi bir hizmet ifa etmemesine rağmen her ay düzenli olarak fatura kestiğini ve davacı şirketin kredi kartından tahsilat yaptığından bahisle tahsil edilen haksız hizmet bedellerinin iadesinin gerektiğini belirterek meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle belirli alacak kalemleri olarak ileri sürülen 30.000 TL maddi zarar, 569,50 TL olan davalı şirketin herhangi bir hizmet ifa etmeden kesmiş olduğu ve fatura bedellerinin toplam miktarı ile belirsiz alacak kalemi olarak ileri sürülen şimdilik 50.000 TL değerindeki veri kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu sebeple belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, meydana gelen zararda hiçbir kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünlerin çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, bu hususun davacının kendi el yazısıyla imzalamış olduğu teslim ve montaj...