Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 31.03.2015 tarihli akaryakıt bayiilik sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin davalı şirketin bayii olduğunu, bayiilik sözleşmesinin yanında ayrıca Bayilik Protokolü başlıklı bir belgenin de imzalandığını, bu protokolün Bayilik Hizmet Bedeli ve Prim Ödeme Yükümlülüğü başlıklı 3.2.3 madde hükmüne istinaden davalının müvekkiline hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin anılan madde hükümüne göre düzenlediği faturayı davalıya gönderdiğini ancak davalının faturayı kabul etmeyerek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/714 KARAR NO: 2022/420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2018 NUMARASI: 2017/236 Esas - 2018/1265 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2022 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 31.03.2015 tarihli akaryakıt bayiilik sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin davalı şirketin bayii olduğunu, bayiilik sözleşmesinin yanında ayrıca Bayilik Protokolü başlıklı bir belgenin de imzalandığını, bu protokolün Bayilik Hizmet Bedeli ve Prim Ödeme Yükümlülüğü başlıklı 3.2.3 madde hükmüne istinaden davalının müvekkiline hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin anılan madde hükümüne göre düzenlediği faturayı davalıya gönderdiğini ancak davalının faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, takibin itiraz sonucu durduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki protokolün 3.1.1 maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından verilmesi gereken teminat mektubunun verilmemiş olmasını gerekçe göstererek müvekkili şirketin bayilik hizmet bedeli ve ciro prim bedeline hak kazanmadığını iddia ettiğini, oysa teminat mektubunun sözleşmeden kaynaklı doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere öngörüldüğünü, davalının yaklaşık 2 yıldır teminat mektubu olmaksızın aradaki bayiilik ilişkisini sürdürdüğü gibi müvekkilinin bayiilik sözleşmesi kapsamında davalı şirkete borcunun bulunmadığını, dolayısıyla teminat mektubu almaksızın sözleşme ilişkisini sürdüren davalının kendi borcunun ifasından kaçınma gerekçesi olarak teminat mektubunun verilmemiş olmasına dayanmasının hukuken korunabilecek mahiyette bir davranış şekli olmaktan uzak olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında 31.05.2015 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayiilik sözleşmesinin yanında aynı tarihli protokol akdedildiğini, sözleşmenin davacı tarafça süresinden önce 31.03.2017 tarihinde haksız sebeple feshedildiğini, ciro-hizmet priminin ödenmesinin ön koşulunun sözleşme ile hüküm altına alınmış olan banka teminat mektubunun müvekkili şirkete teslimi olduğunu, davacı tarafça bu yükümlülük yerine getirilmediğini, taraflar sözleşme maddeleri ile bağlı olup 2 yıldır teminat mektubu verilmemesine rağmen ticari ilişkinin devam ettirildiğinden bahisle protokolün 3.2.3 maddesinin zımnen değiştirildiği savunma ve iddiasının yerinde olmadığını belirterek ...