Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında Gebze Organize Sanayi Bölgesi ... Gebze / Kocaeli adresinde bulunan "tıbbi üretim tesisinin üretim ekipmanlarının temin ve tedariki, ekipmanların kurulumu ve gerekli izinlerin alınarak tesisin çalışır vaziyette teslimi" konusunda sözleşme imzalandığını ve bu işlerin karşılığında müvekkiline, kaba inşaat maliyeti hariç üretim tesisinin toplam maliyetinin %20'si oranında müteahhitlik kârının ödenmesinin kararlaştırıldığını, taralar arasındaki güven ilişkisine istinaden bu hususun yazılı bir hükme bağlanmadığını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak yerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1312 KARAR NO: 2022/1044 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2019 NUMARASI: 2017/978 Esas, 2019/196 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 25/05/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında Gebze Organize Sanayi Bölgesi ... Gebze / Kocaeli adresinde bulunan "tıbbi üretim tesisinin üretim ekipmanlarının temin ve tedariki, ekipmanların kurulumu ve gerekli izinlerin alınarak tesisin çalışır vaziyette teslimi" konusunda sözleşme imzalandığını ve bu işlerin karşılığında müvekkiline, kaba inşaat maliyeti hariç üretim tesisinin toplam maliyetinin %20'si oranında müteahhitlik kârının ödenmesinin kararlaştırıldığını, taralar arasındaki güven ilişkisine istinaden bu hususun yazılı bir hükme bağlanmadığını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak, yapılan görüşmelere rağmen davalının müteahhitlik kârını ödemediği gibi müvekkilinin alacağının bir kısmını oluşturan KDV iadesinin de kendilerine ait olduğu iddiasıyla takip başlattığını belirterek, davaya konu üretim tesisinin kaba inşaattan sonraki toplam maliyetinin hesaplanarak bu tutarın %20'si oranındaki müteahhitlik kârının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, harca esas dava değerini 350.000,00 TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden gerekli peşin harcı yatırmıştır. Davalı vekili cevabında, taraflar arasında davaya konu üretim tesisinin yapımı ve çalışır vaziyette teslimi konusunda sözleşme imzalandığını ancak, işbu sözleşme uyarınca taraflar arasında üretim tesisinin maliyetinin %20'si oranında müteahhitlik karı ödeneceğine ilişkin hiçbir anlaşma bulunmadığını, davacı iddialarının dayanaksız olduğunu, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, davacı firmanın fatura bedellerine yansıttığı komisyon bedelleri nazara alındığında yapılan işin karşılığının fazlasıyla ödendiğini, bu faturalara karşılık taraflarınca yapılan ödemelerin delillerle sabit olduğunu, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı yüklenici tarafça yapılıp teslim edilen üretim tesisine ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşmede müteahhitlik kârı alacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı, davacının bu iddiasını müddeabihin miktarına göre 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereği yasal kanıtlarla kanıtlayamadığı, davalı tarafça bu konudaki sözleşme ilişkisinin inkar edildiği, davalının açık rızasının olmaması nedeniyle uyuşmazlığın niteliği gereği tanık anlatımıyla bu konudaki akdi ilişkinin kanıtlanamayacağı ve bilirkişi incelemesinin de sonuca etkili olmaya...