MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.07.2019 DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka müşterisi olduğunu, davalı bankadan 2006-2016 yılları arasında kredi kullandığını, kullandığı krediler karşılığı müvekkilinden çeşitli adlar altında dosya masrafı alındığını, alınan iş bu masrafların haksız ve hiçbir yasal dayanağı olmadan tahsil edildiğini, sözleşmede yer alan hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğunu, kredi kullanımına bağlı olarak müvekkilinden alınan tutarları tespit imkanları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2429 KARAR NO : 2022/962 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.07.2019 DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka müşterisi olduğunu, davalı bankadan 2006-2016 yılları arasında kredi kullandığını, kullandığı krediler karşılığı müvekkilinden çeşitli adlar altında dosya masrafı alındığını, alınan iş bu masrafların haksız ve hiçbir yasal dayanağı olmadan tahsil edildiğini, sözleşmede yer alan hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğunu, kredi kullanımına bağlı olarak müvekkilinden alınan tutarları tespit imkanları bulunmadığından müvekkilinden haksız suretle ve farklı adlar altında alınan şimdilik 4.000,00 TL tutarın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bankanın kredi kullandırırken aldığı zorunlu masrafların olduğunu, davacının banka ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davacı tarafın hiçbir hukuki dayanak içermeyen beyan ve iddialarının kabulünün mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davalı banka tarafından kullandırılan krediler nedeniyle alınan masrafların haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle iadesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ve uyuşmazlık konusu olan kredilerin 2006 - 2016 yılları arasında kullandırıldığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BKnın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler yönünden, sözleşmede yer alan hükümlerin TBK 20 vd. uyarınca değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak, öncelikle dava konusu kesintilere dayanak sözleşme tarihlerinin ve yapılan kesintilerin hangi tarihli sözleşmeye dayalı olarak yapıldığı tespit edilmiştir. 01/07/2012 tarihinden sonra imzalanan sözleşmeler bakımından 6098 sayılı TBK'nın m. 20 vd. daki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması gerekmektedir. Somut olay bakımından ise; 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra davacı ile davalı banka arasında 18/02/2013 tarihli, 17/05/2013 tarihli ve ...