Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibarıyla geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın %100 tam kusurla karıştığı kaza sonucu ...'ın öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde adı geçen ölenin eşi davacı ... ile çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde toplanmasının istediği kanıtları bildirerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, kazanın karayolu sayılan yerde meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1749 KARAR NO: 2022/1143 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/02/2020 NUMARASI: 2018/731 (E) - 2020/201 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 15/6/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibarıyla geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın %100 tam kusurla karıştığı kaza sonucu ...'ın öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde adı geçen ölenin eşi davacı ... ile çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde toplanmasının istediği kanıtları bildirerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, kazanın karayolu sayılan yerde meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; somut olayda kazanın kadastral yol ile bağlantısı bulunan tarlada meydana geldiğini, bir yerin karayolu sayılması için karayolu ile bağlantısının bulunması yeterli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda destek, olay yerinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre kadastral yol ile doğrudan bağlantısı olan tarlada gübreleme yapan traktöre bağlı gübre makinesi üzerinde çalışırken meydana gelen kazada vefat ettiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 2'nci maddesinde bu kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında öngörülen yerlerde de KTK'nin uygulanacağına yer verilmiş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler "karayolu gibi" kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. ...