MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 15/05/2018 NUMARASI: 2017/380 E. 2018/170 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." markasının 1975 yılından itibaren davacı tarafından kullanıldığını ve TPE nezdinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaraları ile tescilli olduğunu, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olarak 03.08.2005 tarihinden bu yana tescilli bulunduğunu, davalının kötü niyetle hareket ederek davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde "..." markasını tescilsiz şekilde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının bu kullanımları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/982 KARAR NO: 2022/738 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 15/05/2018 NUMARASI: 2017/380 E. 2018/170 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." markasının 1975 yılından itibaren davacı tarafından kullanıldığını ve TPE nezdinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaraları ile tescilli olduğunu, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olarak 03.08.2005 tarihinden bu yana tescilli bulunduğunu, davalının kötü niyetle hareket ederek davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde "..." markasını tescilsiz şekilde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının bu kullanımları neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü, itibar kaybına uğradığını, bu sebeplerle davalının "..." ibaresini marka olarak kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "..." markasının dava dışı ... Ltd. Şti adına ... sayı ile tescilli olduğunu, davalının bu markayı adı geçen şirket ile imzaladığı marka kullanım sözleşmesine binaen kullandığını, husumetin marka sahibine yöneltilmesi gerektiğini, davacının bu davayı ikame etmeden önce marka sahibi şirket aleyhine dava açtığından davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanımının haksız kullanım teşkil etmeyeceğini ve marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, davalının "..." markasını kullanımının 556 sayılı KHK'nın 12. maddesindeki istisnalar kapsamında olduğunu, davacı markasının zayıf marka olduğunu, her iki markada örtüşen unsurların tali unsur ve düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olduğunu, bu hususların tek başına benzerlik yada karıştırılma ihtimali yaratmadığını, markaların logo tasarımlarıda farklı olduğundan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın davalı tarafından kullanılan "..." markasının, davacının tescilli "..." markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi davası olduğu, TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 21.12.2005 tarihinde, ... numaralı "..." markasının 29.03.2011 tarihinde, ... numaralı "..." markasının 11.07.2013 tarihinde, ... numaralı "..." markasının 20.11.2013 tarihinde, ... numaralı "..." logolu markanın 20.11.2013 tarihinde, ... numaralı "..." markasının 11.10.2016 tarihinde davacı adına; ....