İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...nin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile dava dışı 3. Şahıs ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlattığını, ortaklarının soyisim benzerliğinden dolayı adresleri farklı olmasına rağmen müvekkilinin eşi ...'ün sahibi olduğu ...'e 30.05.2017 tarihinde hacze gelindiğini, istihkak sürecini tamamlamadan 16.10.2017 tarihinde haczettiği malları muhafaza altına almak için geldiklerini, o esnada müvekkilinin de eşinin işyerinde olup, yeniden istihkak iddiasında bulunduğunu ancak icra mahkemesi kararı eşine tebliğ edilmediğinden istihkak davası açmadıkları için...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/1471 Esas KARAR NO: 2022/1210 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2019 NUMARASI: 2017/992 2019/451 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 30/06/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...nin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile dava dışı 3. Şahıs ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlattığını, ortaklarının soyisim benzerliğinden dolayı adresleri farklı olmasına rağmen müvekkilinin eşi ...'ün sahibi olduğu ...'e 30.05.2017 tarihinde hacze gelindiğini, istihkak sürecini tamamlamadan 16.10.2017 tarihinde haczettiği malları muhafaza altına almak için geldiklerini, o esnada müvekkilinin de eşinin işyerinde olup, yeniden istihkak iddiasında bulunduğunu ancak icra mahkemesi kararı eşine tebliğ edilmediğinden istihkak davası açmadıkları için davalı vekilinin muhafaza yapacağını belirtmesi üzerine muhafaza işlemlerini engellemek için haciz tutanağını ve sıralı senetleri imzaladığını, tüm senetlerin muhafaza baskısı altında verilmek zorunda kaldığını, ortada geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını, dosya borçlusu olmadığından, geçerli bir ödeme taahhüdü de bulunmadığını, ilk senet tarihinin 15.11.2017 olduğunu belirterek borcun olmadığının tespiti ile 15.11.2017 tarihli 1000Tl bedelli, 15.12.2017 tarihli 1000Tl bedelli, 15.1.2018 tarihli 1000Tl bedelli, 15.2.2018 tarihli 1000Tl bedelli, 15.3.2018 tarihli 1353,22Tl bedelli, senetlerin iptaline, 16.10.2017 Tarihli haciz tutanağındaki kefalet sözleşmesinin ve henüz icra emri tebliğ edilmeden stajyer avukat tarafından ödeme taahüdü alınmış olmakla ödeme taahhüdünün hukuka uygun olmadığını ödeme taahhüdünün iptaline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 5.353,22 Tl üzerinden 07.11.2017 Tarihinde harçlandırılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarından kefaletin geçersizliği iddiası icra mahkemelerinde şikayet konusu edilebilecekken, şikayet yoluna başvurulmaksızın huzurda ki davada öne sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, görev itirazlarının olduğunu, davacı yanın her ne kadar sicil gazetesi örneği, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, vergi levhası sureti ve irsaliyeli fatura sureti dosyaya sunulmuşsa da bu belgeler borçlu şirketle aralarında organik bağın bulunmadığını ispatlar nitelikte olmadığını, davacı tarafın iddialarının yetersiz olduğunu, davacı vekilinin ... ile yapılan kefalet sözleşmesinin TBK md.584 uyarınca mutlak butlanla sakat olduğunu iddia ettiğini, ancak 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77...