6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile ticari ilişkisi bulunan şirketler borçlarına karşılık müşteri çeki olarak müflis şirketin keşidecisi olduğu veya cirosu olduğu çekleri müvekkil şirkete verdiğini, söz konusu satışlardan ve ticari ilişkilerden dolayı alacaklarına karşılık aldığı toplam 871.000 TL bedelli çeklerin ödenmediğini, müvekkil şirket alacakları için Müflis şirketin İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/ 1886 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu İflas ertelemesi dosyasına müdahale talebinde bulunduğunu ve müflis tarafından itiraz edilmeyerek dosyaya müdahil olarak katılmamıza karar verildiğini, iflas erteleme dosyasında müflisin iflasına karar verildiğini, iflas masasına alacak kaydı için başvurulduğunu ancak masa tarafından alacağın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/263 KARAR NO: 2022/559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/17 KARAR NO: 2020/656 DAVA TARİHİ: 23/01/2020 DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul) KARAR TARİHİ: 10/05/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile ticari ilişkisi bulunan şirketler borçlarına karşılık müşteri çeki olarak müflis şirketin keşidecisi olduğu veya cirosu olduğu çekleri müvekkil şirkete verdiğini, söz konusu satışlardan ve ticari ilişkilerden dolayı alacaklarına karşılık aldığı toplam 871.000 TL bedelli çeklerin ödenmediğini, müvekkil şirket alacakları için Müflis şirketin İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/ 1886 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu İflas ertelemesi dosyasına müdahale talebinde bulunduğunu ve müflis tarafından itiraz edilmeyerek dosyaya müdahil olarak katılmamıza karar verildiğini, iflas erteleme dosyasında müflisin iflasına karar verildiğini, iflas masasına alacak kaydı için başvurulduğunu ancak masa tarafından alacağın reddedildiğini belirterek, müvekkilinin alacağının masaya kayıt ve kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Eldeki davaya dönecek olursak esasen 15 günlük hak düşürücü süre, masa red kararının alacaklıya tebliğ edildiği 19/12/2019 tarihinden on beş gün sonra 03/01/2020 (Cuma) günü sona ermektedir. Davacı eldeki davayı 23/01/2020 tarihinde açmıştır. Burada tartışılması gereken husus, arabulucuğa tabi olmayan bir davada davacının hataya düşerek arabuluculuğa başvurması halinde, bunun hakdüşürücü süreye etkisinin ne olacağıdır. 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin, 15 nolu bendine göre Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Kanun koyucu, arabulucuya tabi bir davada sürelerin duracağını düzenlemekle yetinmiştir. Hal böyle olunca somut olayda hakdüşürücü sürenin durduğuna dair bir yorumda bulunmanın yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşılan davanın usulden reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; iflas müdürlüğünün red kararı tebliğ edildikten sonra arabuluculuk yoluna başvurduklarını, arabulucuya başvurunun dava açma süresinin durdurduğunu, bu nedenle davanın hak düşürücü süre içinde ikame edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMKnun 355.maddesi uyarınca isti...