Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/95 E. - 2017/28 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 11.01.2013 tarihinde "... ..." ibareli 35/1, 2, 3. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/2705 kod numarası verilen başvuruya davalı şirketin "... ..." ibareli 41. sınıf hizmetleri içeren 2012/52130 sayılı; "..." ibareli 35 ve 41. sınıf hizmetleri içeren 2012/54644 sayılı markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu, YİDK'nın 2014/M-15648 sayılı kararıyla başvurunun reddedildiğini, oysa başvuru...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2020/1244 KARAR NO : 2022/651 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2017 NUMARASI : 2015/95 E. - 2017/28 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/95 E. - 2017/28 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 11.01.2013 tarihinde "... ..." ibareli 35/1, 2, 3. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/2705 kod numarası verilen başvuruya davalı şirketin "... ..." ibareli 41. sınıf hizmetleri içeren 2012/52130 sayılı; "..." ibareli 35 ve 41. sınıf hizmetleri içeren 2012/54644 sayılı markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu, YİDK'nın 2014/M-15648 sayılı kararıyla başvurunun reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, anılan ibarelerin tek bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin anılan işareti zaten kullandığını ve müvekkili ile aynı grupta bulunan şirketlerin başvuru konusu işareti içeren markalarının zaten tescilli bulunduğunu, müvekkili için de bu durumun kazanılmış hak oluşturacağını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, görsel ve sesçil olarak taraf markalarının bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, zira asıl ve ayırt edici unsurlarının "... ..." ibaresi tarafından temsil edildiğini, diğer farklılıkların geri planda kaldığını, bu sebeple yeterince ayırt edicilik sağlamadığını, redde mesnet markanın reddedilen ürün ve hizmetlerle aynı türden olan ürün ve hizmetleri içerdiğini, iltibas ve haksız yararlanma doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, redde mesnet alınan markaların asıl ve ayırt edici unsurunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, diğer unsurların ayırt edicilikte yeterince ön planda olmadıkları, davacının başvurusunda da "... ..." ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, "..." ibaresinin yer bildirdiği ve işarete ayrı bir ayırt ayırt edicilik katmadığı, diğer unsurların ayırt edicilikte yeterinde ön planda ol...