DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/04/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davanın müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini istemiş, ayrıca HMK'nun 209/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı vermesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu bono altındaki imza paraf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/104 Esas KARAR NO: 2022/760 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2019 NUMARASI: 2017/597 2019/1152 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/04/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davanın müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini istemiş, ayrıca HMK'nun 209/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı vermesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu bono altındaki imza paraf tabir edilen kısa imza tarzında olup hernekadar ATK raporunda borçlu imzası ile benzerlik gösterdiği ve kuvvetle muhtemel borçlunun eli ürünü olduğu bildirilmiş ise de mahkememizce alınan denetime elverişli diğer iki bilirkişi raporundan imzaların davacının eli ürünü olmadığı çok ciddi farklılıklar gösterdiği, borçlunun imzasına bekletilerek yapılandırıldığı anlaşılmakla bono altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda imza mutlak defi olup tüm bono alacaklılarına karşı ileri sürülebileceği" gerekçeleriyle davacının takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, senette başka borçlunun bulunması ve imzaların imzaların istiklali prensibi gereğince senedin iptali talebinin yerinde olmadığına, davalının ciranta olması nedeniyle takibin kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden kötü niyet tazminatının reddine, davacının davasının kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu dışında oluşturulan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor arasında açık çelişki mevcut iken, çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu'nca ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenerek giderilmesi gerekmekte iken bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz şekilde reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı tarafından davacı aleyhine bonoya dayalı olarak toplam 141.392,88-TL nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığı, takibe konu senedin 01/03/2015 tanzim, 31/12/2015 vade tarihli, 139.200-TL bedelli nakden kaydıyla düzenlenmiş keşidecisinin davacı, lehtarının da...