İlk derece mahkemesince verilen 30/06/2020 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, davalının şirket içerisindeki görev ve yetkilerini kötüye kullanarak davacının da hissedarı olduğu 2013 yılından bu yana ... A.Ş.'ne zarar verdiğinin tespit edilerek zararın TTK ve sair mevzuat hükümleri uyarınca davalıdan zarar verme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şirket lehine tazminini, davalı ...'nın şirket yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığından azli ile şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasını, şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanmasını, aksi halde şirkete tedbiren denetim ve onay kayyumu atanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davada belirsiz alacak davası koşullarının mevcut olmadığını, davacının öncelikle zarara sebep...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1046 KARAR NO: 2020/954 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/06/2020 (Ara Karar) NUMARASI: 2019/954 Esas TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/10/2020 İlk derece mahkemesince verilen 30/06/2020 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, davalının şirket içerisindeki görev ve yetkilerini kötüye kullanarak davacının da hissedarı olduğu 2013 yılından bu yana ... A.Ş.'ne zarar verdiğinin tespit edilerek zararın TTK ve sair mevzuat hükümleri uyarınca davalıdan zarar verme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şirket lehine tazminini, davalı ...'nın şirket yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığından azli ile şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasını, şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanmasını, aksi halde şirkete tedbiren denetim ve onay kayyumu atanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davada belirsiz alacak davası koşullarının mevcut olmadığını, davacının öncelikle zarara sebep olan vakıayı ortaya koyması ve zararın ispatı gerektiğini, davacının ilgili olaylar nedeniyle genel kurul toplantısında olumlu oy kullanması ve ibra etmesi nedenleri ile dava hakkı bulunmadığını, davanın esasına girilmesi halinde, davanın olayların somut olarak belirlenmemiş olması ve afaki iddialarla açılmasının mümkün olmaması, müvekkilimin kusurlu fiil ve işlemleri bulunmaması, bir illiyet bağından da söz edilmesinin mümkün bulunmaması ve zarara sebebiyet vermiş olmaması, beyan ve iddialarının usul ve yasaya aykırı, haksız, mesnetsiz ve tamamen kötü niyetli olması nedenleri ile esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup bu hususta mahkemece kanaat oluşmadığı, talep sahibinin, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı gibi ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup talep eden vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması gözönüne alınarak davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili; 2013 yılından bu yana şirketi zarara uğratan pek çok işlemler yapıldığını, davalının şirketi zarara sokan eylemlerinin süreklilik arz ettiği, davalının, şirketteki görevlerinde...