DAVANIN KONU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sağlık sektöründe laboratuvar testleri yapan Pakistan merkezli bir şirket olduğunu, davalı şirketlerin ise birbirleriyle grup şirketi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerin hisselerini satın aldığını, davalı şirketlere Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantıları nedeniyle kayyımlar atandığını, daha sonra kayyımlara ait tüm yetkilerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'na devredildiğini, davalı şirketlerin hisselerinin bir bütün olarak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2108 KARAR NO : 2019/1501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/09/2019 tarihli ara karar NUMARASI : 2019/498 DAVANIN KONU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sağlık sektöründe laboratuvar testleri yapan Pakistan merkezli bir şirket olduğunu, davalı şirketlerin ise birbirleriyle grup şirketi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerin hisselerini satın aldığını, davalı şirketlere Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantıları nedeniyle kayyımlar atandığını, daha sonra kayyımlara ait tüm yetkilerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'na devredildiğini, davalı şirketlerin hisselerinin bir bütün olarak satışına ilişkin ihalenin müvekkili tarafından kazanıldığını, ancak teminat bedelinin herhangi bir sebep olmaksızın satış bedelinin %10'una yükseltildiğini, teminatın bu şekilde yatırıldığını, ancak bu sefer karşı tarafça satış bedelinin kalan meblağının tamamı için yeniden teminat talep edildiğini, müvekkili tarafından yeni teminat mektubu hazırlanmaya başlandığı süreçte davalı tarafça müvekkilinin yatırmış olduğu 2.352.500,00 TL'lik teminat bedelinin, haksız ve hukuka aykırı olarak irad kaydedildiğini, şirket hisselerinin kayyımlar tarafından satılmasının mümkün olmadığını, bir an için hisse devir protokolünün imzalanmasının müvekkilinden kaynaklı sebeplerle gerçekleşmediği kabul edilse dahi davalıların herhangi bir somut zararı bulunmadığından müvekkilinin teminatının tamamının müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, davalı şirketlerin satış şartnamesini ve ihaleyi düzenlediği tarihlerde mevcut olan pazar payları ve değerlerinin büyük oranda kaybedildiğini, bu sebeple davalı şirketlerin müvekkili tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketlerin davalı şirketler kayyımlar tarafından iyi yönetilemediğini, yabancı yatırımcı olan müvekkilinin haklarının korunması için davalı şirketlerin borca yeter miktarda menkul, garimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ve bankalar nezdindeki hesaplarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalılar tarafından haksız olarak irad kaydedilen toplam 2.352.500,00 TL'nin işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile ... şirketi iki ayrı şahıs olup davaya konu taleplerin ... şirketinin, müvekkili şirketl...