6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 16.01.2014 ve 20.01.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, 16.01.2014 tarihli sözleşmeden 11.800 TL ve 20.01.2014 tarihli sözleşmeden 13.500.43 TL'nin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Anadolu ...lcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin, müvekkil şirketle bina malikleri adına, Üsküdar ... mh. ... pafta ... ada ... parsel ve ayrıca Ümraniye ... Mah. ..., ..., ... nolu parsellerde bulunan gayrimenkullere ilişkin deprem güvenliği analizi yapmak/yaptırmak işlemlerini başından sonuna kadar takip etmek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/211 KARAR NO: 2021/512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2015/1265 KARAR NO: 2017/1141 KARAR TARİHİ: 07/11/2017 DAVA: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 18/05/2021 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 16.01.2014 ve 20.01.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, 16.01.2014 tarihli sözleşmeden 11.800 TL ve 20.01.2014 tarihli sözleşmeden 13.500.43 TL'nin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Anadolu ...lcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin, müvekkil şirketle bina malikleri adına, Üsküdar ... mh. ... pafta ... ada ... parsel ve ayrıca Ümraniye ... Mah. ..., ..., ... nolu parsellerde bulunan gayrimenkullere ilişkin deprem güvenliği analizi yapmak/yaptırmak işlemlerini başından sonuna kadar takip etmek üzere 16.01.2014 ve 20.01.2014 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, resmi kurumlara yapılan müracaatlarda müvekkil şirket adına değil malikler adına yapıldığını, bu nedenle husumetin bina maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin de tüketici mahkemesi olduğundan görev ve husumetten dolayı davanın reddine karar verilmesini davacının işe henüz başlamadan 5.000 TL avans alıp, işi yarım bıraktığını, bilahare aylar sonra şirket yetkilisi vekil olarak işi kendisinin tamamladığını, avansı iade etmeyen davacının, süreci başlattığını, bir kısım masraflar yaptığını iddia ederek kapalı fatura olarak 11.02.2014 tarihli 2.950 TL, 11.02.2014 tarihli 1.475 TL ve 01.03.2014 tarihli 1.475 TL tutarlı faturaları keserek müvekkiline yolladığını, davacının işi süresinde ve sözleşmeye uyun yaptığını ispat etmesi gerektiğininden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Her ne kadar davalı tarafça sözleşmelerin yapı sahibini bağladığı, kendileri bakımından bağlayıcı olmadığı ileri sürülmüş ise de, sözleşmede davalı şirketin imzasının bulunduğu, yapı sahibini temsilen sözleşmeyi imzaladığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, tüzel kişi tacir olan davalının sözleşmeyi imzalaması ile artık hukuki ilişkin devamı bakımından davacıda haklı görünüş yarattığı, davalı tarafından emsal olarak sunulan içtihatların yapı sahibi ile yüklenici arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin olduğu, somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı, Yine 09.01.2014 tarihli 5011 seri nolu makbuzla yapılan 5000,00 TL ödemenin Kadıköy 527 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olduğu, sözleşme konusu taşınmazlarla ilgili olmadığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde edimini yerine getiren davacının 14300,00 alacağının ...