Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 23/01/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanması neticesinde uğramış olduğu zararın kasko sigortacısı olan davalı taraftan tazminine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı ... şirketi cevap dilekçesinde; davacı araç sürücüsünün kaza sonrası olay mahallini terk ettiğini, olay anında trafik kaza tespit tutanağının tutulmadığını, bu nedenle davacı taraf araç sürücüsünün kaza anında alkollü olup olmadığının tespitinin yapılamadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2019/271 KARAR NO : 2019/789 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2017 NUMARASI : 2016/1036 Esas - 2017/736 Karar DAVANIN KONUSU: Hasar Tazminatı KARAR TARİHİ: 23/12/2019 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 23/01/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanması neticesinde uğramış olduğu zararın kasko sigortacısı olan davalı taraftan tazminine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı ... şirketi cevap dilekçesinde; davacı araç sürücüsünün kaza sonrası olay mahallini terk ettiğini, olay anında trafik kaza tespit tutanağının tutulmadığını, bu nedenle davacı taraf araç sürücüsünün kaza anında alkollü olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, davacı yanın olay anında alkollü olmadığını ispat etmesi gerektiğini, zira ispat yükünün yer değiştirdiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiği, kazaya ilişkin herhangi bir tutanak tutulmadığı gibi davacı araç sürücüsünün de olay günü alkollü olup olmadığına dair rapor bulunmadığı, davacının aracının sürücüsünün olay mahallini terk etmiş olması nedeni ile alkolsüz olduğunu ispat etme külfeti altında olduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; davalı tarafın kaza esnasında alkollü araç kullanıldığına dair farazi iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, hukukun temel kaidesi olan müddeinin iddiasını ispat zorunluluğunun bunu gerektirdiğini, ispat külfetinin yer değiştirmesinin söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince sigortalı araç sürücüsünün olay mahallini terk etmiş olması nedeniyle alkolsüz olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu ve bu olgunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle zararın teminat dışı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de bu kabul şekli doğru olmamıştır. Şöyle ki; Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu ve 23/01/2016 tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrasına göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta...