İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların dava dışı şirketin ortakları olduğunu, davalının müdürlük sıfatını kullanarak şirkete zarar verdiğini, buna göre sorumluluk davasında marka bedeli ve tazminatın tahsiline karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, 536.970,67.-TL tazminata 25/02/2003 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmış ise de faizin davacının zararını karşılamadığını, zamanında ödeme yapılmadığı için kredi kullanılmak zorunda kalındığını, bu yüzden ticari faaliyeti devam ettiremediğini belirterek aşkın zararın belirsiz alacak davası olarak tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve tasfiye halinde ...Sanayi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/319 Esas KARAR NO : 2020/1260 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2018 NUMARASI : 2016/785 Esas - 2018/480 Karar DAVA TÜRÜ : Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların dava dışı şirketin ortakları olduğunu, davalının müdürlük sıfatını kullanarak şirkete zarar verdiğini, buna göre sorumluluk davasında marka bedeli ve tazminatın tahsiline karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, 536.970,67.-TL tazminata 25/02/2003 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmış ise de faizin davacının zararını karşılamadığını, zamanında ödeme yapılmadığı için kredi kullanılmak zorunda kalındığını, bu yüzden ticari faaliyeti devam ettiremediğini belirterek aşkın zararın belirsiz alacak davası olarak tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve tasfiye halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, munzam zararın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zararın doğduğu tarihten itibaren 15 yıl geçtiğini, zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, şirketin zarara uğramasının davacıdan kaynaklandığını, davacının munzam zararının bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, yargılamanın uzamasının munzam zarara neden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/05/2018 tarih ve 2016/785 Esas - 2018/480 Karar sayılı kararında;" Dava, munzam zararın tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi talebine ilişkindir.Tarafların dava dışı limited şirketin ortakları olduğu, davalı hakkında sorumluluk davası kapsamında tazminata hükmedildiği, kararın kesinleştiği sabit olup uyuşmazlık gerçekleşen zararın geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın bulunup bulunmadığı, varsa tutarı konularındadır.Daha önce taraflar arasında İstanbul 18.ATM.nin 2014/458 esas sayılı davasının görüldüğü, yapılan yargılama sonucunda hükmün 2/a maddesine göre "...marka bedeli ve tazminat toplamı olmak üzere 536.970,67.-TL'nin dava tarihi olan 25.02.2003 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte ...'den alınıp tasfiye halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited şirketine verilmesine..." karar verilmiş verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bilirkişi tarafından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.06.2013 tarihli 2012/14376 ve 2013/130 17 sayılı kararında belirtilen şekilde; borçlunun temerrüde düştüğü tarihten ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar geçen süre içinde her yıl itibariyle ...