DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2021 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin imzalanan kredi sözleşmeleri gereğince davalı bankadan KOSGEB kredisi ile taksitli ticari kredi kullandığını ve kredi borçlarını düzenli olarak ödediğini, davalı bankanın müvekkiline TBK nun 20 vd. maddelerine aykırı olarak ticari kart sözleşmesi adı altında matbu bir kredi kartı sözleşmesini de imzalattığını, müvekkilinin talimatı olmaksızın kredili mevduat hesabı tanımlandığını, müvekkilinin kendine tahsis edilen krediyi kullandığını düşünerek harcamalar yaptığını fakat harcamaların kredili mevduattan yapıldığını, oluşan borcun hiçbir şekilde müvekkiline bildirilmediğini ve davalı tarafça kötü niyetli olarak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1008 KARAR NO: 2021/1550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/12/2018 NUMARASI: 2018/265 Esas - 2018/1304 Karar DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2021 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin imzalanan kredi sözleşmeleri gereğince davalı bankadan KOSGEB kredisi ile taksitli ticari kredi kullandığını ve kredi borçlarını düzenli olarak ödediğini, davalı bankanın müvekkiline TBK nun 20 vd. maddelerine aykırı olarak ticari kart sözleşmesi adı altında matbu bir kredi kartı sözleşmesini de imzalattığını, müvekkilinin talimatı olmaksızın kredili mevduat hesabı tanımlandığını, müvekkilinin kendine tahsis edilen krediyi kullandığını düşünerek harcamalar yaptığını fakat harcamaların kredili mevduattan yapıldığını, oluşan borcun hiçbir şekilde müvekkiline bildirilmediğini ve davalı tarafça kötü niyetli olarak borcun birikmesinin beklenildiğini, müvekkili tarafından bu borcun farkedildikten sonra bankaya gidip sorması üzerine kredili mevduat hesabından haberdar olduğunu, müvekkilinin hesabından hukuka aykırı olarak hesap işletim ücreti, kredi tahsis ücreti, sigorta ile vergi ve faiz tahsilatı yapıldığını, müvekkilinin talimatı olmadan KMH açılamayacağını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafça borçların ödendiğini, borç ödendikten sonra borçlu olunmadığınını tespiti talebinde hukuki yarar bulunmadığını, davanın istirdat davası olarak kabulü halinde 1 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu KMH'nin davacı tarafından imzalanan ticari kart sözleşmesinin 3.1 ve 3.4 maddelerinde, temel bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 2.7 maddesinde ve cari hesap kredi sözleşmesinde düzenlendiğini, davacının tacir sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığını, müvekkili tarafından davacının sözleşmelerde yer alan adreslerine ve e-posta adresine düzenli olarak hesap ekstrelerinin gönderildiğini, ayrıca davacı tarafından söz konusu hesaplardan para çekme ve fatura ödeme gibi bir çok işlem yapıldığını, tacir olan davacının 2 yıldan uzun bir süre KMH hesabı olduğunu bilmediği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu hesaba uygulanan faiz oranının sözleşmeler ve mevzuata uygun olduğunu, davacının hesaplarına bileşik faiz uygulanmamakla birlikte genel kredi sözleşmesinin 2.05 maddesi gereğince bileşik faiz uygulanmasının mümkün olduğunu, ayrıca temel bankacılık hizmet sözleşmesinin 1.5 maddesinde ücret ve komisyonlar ile faiz haddine ilişkin esasların hüküm altına alındığını, davacının hesabından yapılan sigorta ve paket ücreti tahsilatları ile...