Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, tarafların tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmeler olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında cari hesaptan kalma 38.136,83 TL alacağı ödenmeyince davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe kaşrı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ne yazılı cari hesap sözleşmesi ne de bu sözleşme dolayısıyla bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/406 KARAR NO: 2021/1867 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/11/2018 NUMARASI: 2017/790 Esas, 2018/973 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, tarafların tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmeler olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında cari hesaptan kalma 38.136,83 TL alacağı ödenmeyince davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe kaşrı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ne yazılı cari hesap sözleşmesi ne de bu sözleşme dolayısıyla bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketin cari hesaptan veya başka bir sözleşmeden kaynaklı olarak herhangi bir borcunun olmadığını, TTK'da düzenlen cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından cari hesap kaydı da bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin davacı tarafa cari hesaptan kalma bir borcu da bulunmadığını, davacı tarafın dilekçeleri ve delillerinde de böyle bir sözleşmenin varlığına dair bir beyanın olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafça her ne kadar taraflar arasında cari hesap veya başka bir sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişki bulunmadığı savunulmuşsa da, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ve davacı tarafça sunulan irsaliyeler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalıya ait bir kısım ürünlerin kesimi, dikimi, ütü ve paket işlerinin yapılması hususunda anlaşma bulunduğu, söz konusu ürünlerin belirtilen işlerinin davacı tarafça yerine getirildiği, davalı tarafça davacıya işin başında 20.000,00 TL'lik peşin ödeme yapıldığı, davalı şirket yetkilisi yeminli beyanında, ürünlerin davacı tarafça ayıplı olarak üretildiğini, bu nedenle müşterilerinin ürünleri kabul etmediğini, bu hususu davacıya bildirdiğini, ürünlerin tamirinin başka bir firma tarafından yapılması ve davacının 20.000,00 TL dışında başka bir bedel talebinde bulunmaması yönünde davacı ile anlaştıklarını ileri sürmüşse de; cevap dilekçesindeki savunmadan sonra bu yöndeki savunmaları savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunmakla mahkemece itibar edilmediği, kaldı ki davalı tarafın, davacının anlaşma konusu işleri ayıplı bir şekilde yerine getirdiğine, muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin de herhangi bir del...