4857 sayılı İş Yasası’nın 17., Basın İş Yasası’nın 5.,6., Deniz İş Yasası’nın 16. ve Borçlar Yasası’nın 432. maddesinde iş sözleşmesinin feshinde bildirim önellerini düzenlemiş bulunmaktadır. Söz konusu düzenleme, süresi belirli olmayan iş sözleşmeleri için öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine göre; süresi belirli olmayan iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden (derhal fesih) olmaksızın feshedilebilmesi için, işverenin işçiye işyerindeki kıdemine göre, ya belli bir süre önceden bildirimde bulunması veya bu süreye ait ücreti peşin olarak ödemesi gereklidir. Uygulamada, bu düzenlemeye ihbar süresi ve ihbar tazminatı denilmektedir. İş Kanunu’nun 17. maddesine göre, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun karşı tarafa bildirilmesi gerekmektedir. 17. maddede işçinin kıdemine göre 2 ile 8 hafta arasında değişen süreler öngörülmüş ve bu sürelerin asgari olduğu, sözleşme ile uzatabileceği belirtilmiştir. Söz konusu maddeye göre belirtilen şartlara uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. Bildirim önelleri kullandırılabileceği gibi bildirim önellerine ilişkin ücret peşin ödenerek hizmet akdi sonlandırılabilir. Kanun koyucu, bildirim önelleri içinde, işçinin moral bozukluğu içine düşmesi, işe bağlılığının ve veriminin azalması hatta işyerinde iş güvenliğini tehlikeye düşürücü davranışlarda bulunmasının mümkün olabileceği düşüncesiyle işverene bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle fesih imkânı getirmiştir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da "Bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini derhal fesheden işveren, ilgisi ve verimi azalabilecek bir işçinin çalıştırılmasından doğabilecek zararlardan korunmuş olacaktır" demek suretiyle yasanın amacının bu yönde olduğunu ifade etmiştir. Bildirim süresine ait ücretin peşin ödenerek iş sözleşmesinin derhal feshi, bazen işçi açısından da yararlı olabilmektedir. Bildirim sürelerine ait ücreti peşin alan işçinin bu süre içinde çalışmaması ve tüm zamanını yeni iş aramaya ayırması avantaj oluşturmaktadır. İşveren belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinde, iki hukuki imkândan birisini seçip kullanabilecektir. Ya işçinin hizmet süresi dikkate alınarak bildirim önelinde bulunarak iş sözleşmesini feshetmesi lazım ya da bildirim süresine ait ücreti peşin ödenerek iş sözleşmesinin derhal feshetmesi lazımdır. Bildirim süresinin bölünerek bu iki fesih şeklinin bir arada uygulanması söz konusu değildir. İşveren işçiye bildirim süresi verdikten sonra, bildirim süresi işlediği sırada bunu keserek kalan sürenin ücretini peşin ödemek suretiyle iş sözleşmesini derhal feshedemez. Bildirimli fesih hakkı hem işverene hem de işçiye tanınmış bir imkândır. Ancak bildirim süresine ait ücretin peşin ödenerek iş sözleşmesinin derhal feshi imkânı sadece işverene tanınmıştır. 4857 sayılı İş Yasası’nın 17. maddesine göre, bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32’nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Yasal düzenleme bağlamında yasal ihbar ve kıdem tazminatının hesaplanmasında dikkate alınacak giydirilmiş ücretin (tazminata esas ücretin) bildirim önellerine ilişkin ücretin peşin olarak ödenerek iş sözleşmesinin sona ermesinde de dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu yasal düzenleme 4857 sayılı İş Yasası ile getirilmiştir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.