İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin "..." ve "..." markaları bulunduğunu, ancak davalının taklit ürünler satarak müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, konuyla ilgili ceza davası sonunda davalının suçunun sabit görüldüğünü belirterek 4.000 TL manevi ve 1.000 TL itibar tazminatının 13/12/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacıya zarar verme kastının olmadığını, manevi ve itibar tazminatının koşullarının gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve ceza...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/905 Esas KARAR NO: 2021/2159 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 07/02/2019 NUMARASI: 2018/326 E., 2019/34 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 22/12/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin "..." ve "..." markaları bulunduğunu, ancak davalının taklit ürünler satarak müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, konuyla ilgili ceza davası sonunda davalının suçunun sabit görüldüğünü belirterek 4.000 TL manevi ve 1.000 TL itibar tazminatının 13/12/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacıya zarar verme kastının olmadığını, manevi ve itibar tazminatının koşullarının gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve ceza dosyası ile ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna göre; "davalının davacı adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin orijinal olmayanını ticaretinde kullandığı, davacının manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu, dava konusu olayda ele geçen ürün sayısı tarafların sosyal ve ekonomik durumları, eylemin gerçekleştiği tarih gözetildiğinde 500 TL manevi tazminatın uygun olduğu, itibar tazminatının koşullarının ise davalının iş yerinde sadece az sayıda taklit ürün bulunması nedeniyle gerçekleşmediği" gerekçeleriyle davacının davasının kısmen kabulüne, takdiren 500,00 TL manevi tazminatın 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek kaydı ile ticari avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat ile itibar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafında; mahkemenin esasen haklılıklarını kabul edip tazminat taleplerini kısmen ve tamamen reddettiğini, el konulan ürünlerin üç adet olduğunu ancak el koyma zamanına kadar satılan ürün sayısının bilinmediğini, bu durumun manevi tazminat miktarını etkilememesi gerektiğini, zira ödenecek manevi tazminatın önleyici ve caydırıcı olması gerektiğini, ayrıca hükmedilen tutarlar müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını, yine ekonomik ve sosyal durum kriterinin manevi tazminata dikkate alınmasının 6098 Sayılı TBK'ya aykırılık teşkil ettiğini, zira 6098 Sayılı Kanun'un herkesin kanun önünde eşit olduğu ilkesi gereğince 818 Sayılı Kanundaki bu hususu yürürlükten kaldırdığını, SMK'nun 150.maddesi gereğince itibar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, benzer olarak Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde t...