DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kefil olduğu 28/08/2012 tarihli genel kredi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2368 Esas KARAR NO: 2021/1766 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2017/1018 Esas - 2019/480 Karar TARİH: 08/05/2019 DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kefil olduğu 28/08/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine konu bordun ödenerek kapatıldığını, 24/02/2016 tarihli genel kredi sözleşmesine ise eşinin rıza göstermemesi nedeniyle kefil olmadığını, sözleşmede eşine atfen atılan imzanın eşinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin kefil olarak imzalamadığı sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkilinden talep edilen tutarın muayyen bir borç ikrarına veya belgeye dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/05/2019 tarih ve 2017/1018 Esas 2019/480 Karar sayılı Kararı ile; " . Davalının imzaladığı sözleşmenin belli bir krediye hasredilmiş özel kredi sözleşmesi niteliğinde olmadığı, genel kredi sözleşmesi olduğundan, bu sözleşme ile kullandırılan kredi kapandığında kefalet sona ermeyecektir. Yeni sözleşmelerin yapılması eski sözleşmelerdeki kefaleti ortadan kaldırmayacaktır. Bunun istisnası, kefilin kefaletten rücu ettiğine dair yazılı bir delil sunmasıdır. Bu durumda rücu tarihine kadar olan kredi borcu, tüm faiz ve ferilerinden kefilin sorumluluğu devam edecektir. 24.02.2016 tarihli sözleşmedeki davalı eşinin imzasının kendine ait olmadığı, birbirini teyit eden grafolog bilirkişi raporlarından anlaşıldığından eş rızasının oluşmaması sonucu kefalet sözleşmesinin kurulamadığı ve davalının sorumlu olmayacağı kanaatine varılarak davalının 120.000,00 TL kefalet limitinden sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Davalının 28.08.2012 tarihli GKS kefalet limiti tutan 120.000,00 TLden sorumlu tutulması halinde, bu durumda sadece Taksitli Kredi alacağından 120.000,00 TL kefalet limiti (Asıl alacak) üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacı alacağının 122.602,38 TL olduğu, davacı bankanın, hükme elverişli bankacı bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinde kalan 380.361,14 TLlik tale...