Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 107'ncı maddesi uyarınca belirsiz alacak davası biçiminde açıldığını, davacının yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen %9 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına ilişkin raporun çelişkili, hatalı ve eksik olduğunu, zira İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda sürekli maluliyet oranının %30, Adli Tıp Kurumu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2624 KARAR NO: 2021/1406 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/01/2018 NUMARASI: 2016/667 (E) 2018/25 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 13/10/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 107'ncı maddesi uyarınca belirsiz alacak davası biçiminde açıldığını, davacının yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen %9 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına ilişkin raporun çelişkili, hatalı ve eksik olduğunu, zira İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda sürekli maluliyet oranının %30, Adli Tıp Kurumu tarafından da artan maluliyet oranı %34 olarak belirlenmişken, takdiri indirim uygulanarak maluliyet oranının %8,5 olarak belirtilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55'inci maddesi uyarınca bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemelerin bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 29/08/2018 tarihli kararı ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı da davacı vekili de istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Davacı vekili tarafından davalı Sigorta Şirketine karşı açılar davanın HMK'nin 107'ncı maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açılması böylece ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin verilen hükmün HMK'nin 341'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca istinaf kanun yolu kapsamında incelenebilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine ilişkin 29/08/2018 gün ve 2018/25 numaralı ek kararı kaldırılarak yapılan incemede; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3'üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17/07/2017 gün ve 15092 sayılı raporunda; davacının yaralanmasına ilişkin Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen epikriz,... Hastanesinde düzenlenen radyoloji raporu ile davacının toplam özür oranının %30 old...