DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/10/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54. maddesi kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Sulh sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede tarih olmadığı ancak davacı vekilinin dava açıldıktan sonra sulh olunduğunu beyan etmesi karşısında bu durumun netlik kazandığı, öte yandan sözleşmede sulh olunan hususun manevi tazminata ilişkin olduğuna dair hiç bir ibare, ima olmadığı, aksine, ceza ve hukuk davalarında davalı sürücünün artık sorumlu tutalamayacağı, davacının davalardan vazgeçeceği belirtilmiştir. Öte yandan dava dilekçesinde manevi tazimant talebi de zaten yoktur. Dava açıldıktan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/3026 KARAR NO: 2021/1479 MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2017 NUMARASI: 2015/833 Esas - 2017/289 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/10/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54. maddesi kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Sulh sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede tarih olmadığı ancak davacı vekilinin dava açıldıktan sonra sulh olunduğunu beyan etmesi karşısında bu durumun netlik kazandığı, öte yandan sözleşmede sulh olunan hususun manevi tazminata ilişkin olduğuna dair hiç bir ibare, ima olmadığı, aksine, ceza ve hukuk davalarında davalı sürücünün artık sorumlu tutalamayacağı, davacının davalardan vazgeçeceği belirtilmiştir. Öte yandan dava dilekçesinde manevi tazimant talebi de zaten yoktur. Dava açıldıktan sonra sürücü ile manevi tazminat bakımından ibralaştığını ileri süren davacının, bunun açıkça ortaya koyması, ispatlaması gerekir. Sulh protokolü ile sürücüyle ibralaşan davacının, sonradan sigorta şirketinden, sigorta şirketinin sürücüye rücu edemeyeceği sonucunu da doğurarak, tazminat talep etmesi artık söz konusu olamaz. Aksi halde her kazadan sonra sürücüler ile mağdurlarla düşük miktarlar üzerinden ibralaşır ve iç ilişkide sigorta şirketinin halefiyet ve rücu imkanları elinden alınarak yüklü tazminat ödemesi sağlanır. Bu durum, TBK.nun 165. Maddesinde belirtilen "müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışlarıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz" kuralına aykırılık teşkil eder. Bu nedenlerle davacının dava açıldıktan sonra sürücü ile davaya konu edilen maddi tazminat nedeniyle sulh olduğu kabul edilen eldeki davada; davalı sürücü ... yönünden sulh nedeniyle, davalı ... şirketi yönünden ise davanın artık konusuz kalmış olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Konusuz kalan davada davanın açıldığı tarih itibariyle davacının haklı olduğu göz önüne alınarak davacı lehine maktu vekalet ücreti verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile "davalı ... yönünden sulh nedeniyle HMK 315. maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına; Davalı ... şirketi yönünden ise konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece karara esas alınan sulh sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, maddi tazminata yönelik olmayıp yargılama sırasında da açıkça belirttikleri gibi manevi tazminata y...