DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/02/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalı şirket yetkilisinin sehven icra takibi yapıldığını, herhangi bir sorun olmadığını ve müvekkilinin mağdur edilmeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin bu beyana güvenerek borca itiraz etmediğini ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının yasal sürede icra takibine itiraz etmiş ve takibin durmuş olması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/95 Esas KARAR NO: 2022/245 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/449 Esas - 2019/697 Karar TARİH: 08/10/2019 DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/02/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalı şirket yetkilisinin sehven icra takibi yapıldığını, herhangi bir sorun olmadığını ve müvekkilinin mağdur edilmeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin bu beyana güvenerek borca itiraz etmediğini ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının yasal sürede icra takibine itiraz etmiş ve takibin durmuş olması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının müvekkilinin grup şirketi olan ... Ltd. Şti.nden fatura karşılığında ürünler satın aldığını ancak bakiye borcunu ödemediğini, icra takibinin de bu nedenle başlatıldığını, dolayısıyla haksız ve kötüniyetli olanın müvekkili değil davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, 18/06/2019 tarihli duruşmada ise icra dosyasında taraf değişikliği yapıldığını, yeniden ödeme emri gönderildiğini, davanın konusuz kaldığını, bu davada taraf değişikliği yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/10/2019 tarih ve 2018/449 Esas 2019/697 Karar sayılı Kararı ile; " .Dava, menfi tespit talebinden ibarettir.Davanın açıldığı tarihin 25/12/2018 olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla menfi tespit davası açan davacının talebi , İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında yukarıda belirtilen dava tarihi itibariyle borçlu olmadığı yönündedir. Dava açılış tarihi itibariyle icra dosyasında alacaklı taraf ,dosyamızın da davalısı olan , ... Ltd. Şti. olarak gözükmektedir. İcra dosyasında icra müdürlüğü tarafından alacaklı yönünden taraf değişikliği 30.05.2019 tarihinde yapılmıştır. Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Bir başka ifadeyle hüküm, uyuşmazlığın başlangıcından dava açılan güne kadar gerçekleşmiş olayları kapsar. Aksinin kabulü tarafların dayandığı olguların, dolayısıyla elde etmek istediği nihai talebin dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi; temyiz ve karar düzeltme süreçleri de dâhil, yargılamanın son aşamasına kadar gerçekleşecek hukuki ve fiili olguların nazara alınması gerektiği sorununu ortaya çıkaracaktır. Nitekim 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, her davada açıldığı t...