Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında enerji satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı tarafından sağlanan elektrik tüketiminin karşılığı olarak tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin ödendiğini, anılan fatura bedelleri içeriğinde kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli gibi yasal olmayan ve tüketilen enerjinin karşılığı olmadığı için faturaya yansıtalamayacak kalemlerin bulunmasının yanında; yine TRT payı, enerji fonu, Belediye Tüketim Vergisi eklenerek fazla hesaplama yapıldığının anlaşıldığını, haksız ve hukuki dayanağı bulunmadığı halde müvekkiline ait faturalara eklenen bu kalemleri ödeme...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2021/12 KARAR NO: 2022/161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2018 NUMARASI: 2015/248 E - 2018/54 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 24/01/2022 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında enerji satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı tarafından sağlanan elektrik tüketiminin karşılığı olarak tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin ödendiğini, anılan fatura bedelleri içeriğinde kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli gibi yasal olmayan ve tüketilen enerjinin karşılığı olmadığı için faturaya yansıtalamayacak kalemlerin bulunmasının yanında; yine TRT payı, enerji fonu, Belediye Tüketim Vergisi eklenerek fazla hesaplama yapıldığının anlaşıldığını, haksız ve hukuki dayanağı bulunmadığı halde müvekkiline ait faturalara eklenen bu kalemleri ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 228.875,85 TL 'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve sayıç okuma bedeli gibi kalemlerin hukuki dayanağı bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu kalemlerin müvekkili tarafından ilgili mevzuat ve ... tarifeleri gereğince tahsil edildiğini, söz konusu tahsilatın müvekkilinin de aralarında bulunduğu lisans sahibi şirketler tarafından zorunlu olduğunu, lisans sahibi şirketlerin kendi insiyatifleriyle bu tarifeler üzerinde değişiklik yapamayacağını, tarifede yer almayan bir bedeli tahsil edemeyecekleri gibi tarife kapsamında düzenlenmiş bir bedeli tahsil etmekten imtina de edemeyecekleri ve bu bedelleri, her uzlaşma dönemi sonunda periyodik olarak ilgili dağıtım şirketlerine ödeyecekleri şeklinde ilgili mevzuatın açık hükümleri bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılama sırasında 17.06.2016 gün ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren) 6719 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler kapsamında; davacının yeni yasal düzenlemeye göre ancak tarifelerin yanlış uygulandığı ve tarifeye göre alınması gerekenden farklı ve fazla bir miktarda ilaveler yapıldığı iddiasının bulunup bulunmadığı hususu davanın sonuçlandırma şekli açısından önemli bulunduğu, bu hususta davacı yana verilen sürede davacı yan 07/12/2015 tarihli dilekçe ile alınması gereken oranlardan daha fazla oranda kayıp kaçak, iletim bedeli, trt fonu vs isimler altında ödeme alındığı yönünde davasının dayanağını somutlaştırmış olmakla yeni yasanın da cevaz ve...