KDVK’nın 29. maddesinde yer alan indirim mekanizmasının gerektiği şekilde işleyebilmesi için indirim konusu yapılacak verginin gerekliliğinin tespiti gerekmektedir. Yani indirim konusu yapılacak vergi gerçek olarak tespit edilip indirilmelidir. Bunu teminen maddeye, ancak alış faturaları ve benzeri vesikalarda gösterilen verginin indirilebileceği hükmü konulmuştur. Bu hükümle verginin otokontrolü sağlanmış olmaktadır. Zira İndirim hakkından faydalanmak isteyen mükellef alışları için fatura talep edecek, bu durum ona teslim yapan veya hizmet ifa eden mükellefi fatura kesmeye, dolayısıyla Katma Değer Vergisini hesaplamaya icbar edecektir. İndirim mekanizmasının işleyişi dönemler itibariyle olacaktır. Mükellef bir vergilendirme döneminde teslim ettiği mallara ait vergiden sadece o malların alışında ödediği vergiyi değil, vergilendirme döneminde satın aldığı diğer malların vergisini de indirecektir. Satılan malların alış vergisi belki de daha önceki vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılmış bulunacaktır. Yani İndirim mekanizmasının işleyişinde, tatbikattan gelen, zaman itibariyle bir kayma bahis konusudur. Bunun neticesi olarak bir vergilendirme döneminde indirilebilecek vergi tutarı, o dönemde satış faturalan üzerinden hesaplanacak vergiden fazla olabilir. Bu takdirde aradaki fazlalığın bir sonraki vergilendirme dönemine devredilerek o döneme ait indirilecek vergi tutarına eklenmesi ve iade edilmemesi hususu KDVK’nın 29/2. fıkrasında ayrıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. İşi bırakan mükelleflerin daha sonra yeniden mükellefiyet tesisi halinde işi bıraktığı dönemde indiremediği KDV tutarını "Önc. Dön. Devr. KDV" tutarı olarak dikkate alamayacaklardır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.