Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili firmanın davalıya yaptığı matbaa işine karşılık kestiği fatura bedellerinin süresinde ödenmediğini, bu durumdan dolayı tarafların 30.07.2018 günü bir araya gelerek bakiye borcun l hafta içinde kapatılması konusunda mutabakat yaptıklarını, yapılan mutabakata rağmen borçlunun, borcunun tamamını ödemediğinden davalı borçlu hakkında Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, davalının kötü niyetli borcu ödemeyi geciktirmeye yönelik itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın faturaya dayandığından likit ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1335 KARAR NO: 2022/700 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2019 NUMARAS: 2018/976 Esas, 2019/492 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 06/04/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili firmanın davalıya yaptığı matbaa işine karşılık kestiği fatura bedellerinin süresinde ödenmediğini, bu durumdan dolayı tarafların 30.07.2018 günü bir araya gelerek bakiye borcun l hafta içinde kapatılması konusunda mutabakat yaptıklarını, yapılan mutabakata rağmen borçlunun, borcunun tamamını ödemediğinden davalı borçlu hakkında Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, davalının kötü niyetli borcu ödemeyi geciktirmeye yönelik itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın faturaya dayandığından likit ve muaccel olduğundan %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; taraflar arasında ticari ilişki kurulmuş olsa da bu ilişki çerçevesinde davacı yan tarafından müvekkil şirkete mal teslimi yapılmadığını, irsaliye ve faturalar ile ispat külfetinin davacı yana ait olduğunu, faturalara konu emtianın davalı müvekkili şirkete teslim edildiği olgusunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı yana uyuşmazlık konusu borcu bulunmadığını, dosyaya sunulduğu belirtilen mutabakat yazısının taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflar arasında varılmış bir mutabakat olmadığı gibi buna ilişkin bir evrak da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davacı, icra takibine konu faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiğini ileri sürmüş, davalı ise cevap dilekçesinde söz konusu fatura içeriklerini kabul etmediğini; bu durumda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığının ve faturanın davalıya teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu; davacı tarafın delil olarak dayanmış olması sebebiyle tarafların ticari kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi eliyle inceleme yapıldığı, iki tarafın defterlerinin usule uygun tutulduğu ve takibe konu faturaların her iki tarafın da kayıtlarında yer aldığı ve iki tarafça kaşelenip imzalanan 30.07.2018 tarihli mutabakat belgesinde davalı tarafın davacı tarafa 23.595,79 TL borçlu olduğunu kabul ettiği, bu miktarın takip talebi ile istenen miktar olduğu; davacı tarafın teslim olgusunu ispat ettiği, davalı tarafın ise bu durumun aksini ispat edemediği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, itirazın asıl alacak miktarı olan 23.595,79 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren taleple...