Anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin hukukî sorumluluklarını ortadan kaldıran usullerden birisi ibradır. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına genel kurul karar verir. Ancak, Yönetim kurulu üyeleri, ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamazlar. Genel kurul, bütün üyeleri ibra etmeme ya da yönetim kurulu üyeleri arasında bir ayrım yapıp, bazı üyeleri ibra ederken, diğerlerini ibra etmeme kararı almış olabilir. Bu durumda, aynı zamanda şirket ortağı olan yönetim kurulu üyesi iptal davası açabilir. Fakat, Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, TTK’nın 446’ncı maddesi hükmünden yola çıkarak, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten ortağın iptal davası açabileceği hususunu dava şartı olarak kabul etmiş ve bunu yerleşik içtihat haline getirmiştir. Bu çalışmada, yönetim kurulu üyelerin ibrasında oy hakkından yoksunluk ile ibra kararı için gerekli yetersayılara değindikten sonra ibra talebi reddedilen yönetim kurulu üyelerinin iptal davası açabilmeleri için muhalefet şerhlerinin dava şartı olarak aranıp aranmayacağı hususu, yüksek yargı kararları ışığında, ele alınacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.