Taraflar arasındaki İhtiyati Tedbir talebinin yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde talep eden vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili; Müvekkilinin davalıya hem akrabası olması hem de kendisine olan ilgili alakadar yaklaşımları sebebi ile tüm iyi niyetiyle güvendiğini ve kendisinin Almanya'da yaşaması sebebi ile Türkiye'deki işlerini, şahsi ve hukuki ilişkilerini davalıya takip ettirdiğini, müvekkilinin 2018 yılı ortalarında Almanya'da Euro cinsinden borç verdiği yaklaşık 1.000.000,00 TL alacağının tahsili için davalıyla iletişime geçtiğini, davalının tavsiyesi üzerine vekaletname verdiği bir vekil aracılığı ile dava dışı üçüncü bir şahsa icra takibinde bulunduğunu, ancak borçlunun itirazı üzerine ilamsız takibin durduğunu, müvekkilinin hali hazırda güvenini kazanmış...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/04/2021 Taraflar arasındaki İhtiyati Tedbir talebinin yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde talep eden vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili; Müvekkilinin davalıya hem akrabası olması hem de kendisine olan ilgili alakadar yaklaşımları sebebi ile tüm iyi niyetiyle güvendiğini ve kendisinin Almanya'da yaşaması sebebi ile Türkiye'deki işlerini, şahsi ve hukuki ilişkilerini davalıya takip ettirdiğini, müvekkilinin 2018 yılı ortalarında Almanya'da Euro cinsinden borç verdiği yaklaşık 1.000.000,00 TL alacağının tahsili için davalıyla iletişime geçtiğini, davalının tavsiyesi üzerine vekaletname verdiği bir vekil aracılığı ile dava dışı üçüncü bir şahsa icra takibinde bulunduğunu, ancak borçlunun itirazı üzerine ilamsız takibin durduğunu, müvekkilinin hali hazırda güvenini kazanmış olan davalıya ülkemizdeki hukuki ilişkilerini de takip ettirmiş olması sebebi ile durumun ne olduğunu sorduğunda davalının müvekkiline süreç hakkında yanlış bilgi vererek yanılttığını, müvekkiline davayı kaybettiklerini karşı tarafın müvekkile dava açtığını ve kazandığını her şeyini kaybedeceğini söyleyerek uzun yıllardır yurt dışında kalan müvekkilinin ülkemizin hukuk sistemine yabancı olması ve işlerini bizzat yürütememesi sebebi ile bulunduğu durumdan faydalanarak müvekkilini yanılttığını, ardından davalı kendisine bütün iyi niyeti ile inanan ve güvenen müvekkiline bir çözüm yolu olduğunu söyleyerek adına kayıtlı malvarlıklarını kendisine devretmesi halinde kurtarabileceğini, eğer devretmezse her şeyini, bütün birikimlerini kaybedeceğini mallarına haciz konulacağını ve satılacağını söylediğini, oysa müvekkili aleyhine açılıp kaybedilmiş ne bir dava ne de bir icra takibi olmadığını, müvekkilinin bunun üzerine S.S. ...Yapı Kooperatif Başkanlığı'nda yer alan üyelik haklarını ve hissesini davalıya devrettiğini, müvekkilinin davalıdan bu kooperatif hisseleri ve üyelik hakları karşılığında bir satış bedeli almadığını, hisselerin satılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı hattı imkansız hale geleceğini ileri sürerek teminatsız olarak davaya konu hisselerin satışını, devrini, temlikini, borçlandırıcı işleme konu edilmesini önleyecek mahiyette tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Her ne kadar talep eden vekili tarafından arabuluculuk yoluna başvuru zorunluluğu nedeni ile, Arabuluculuk için gerekli süre geçip dava açılana dek geçecek süreçte müvekkilinin hak kaybına uğramaması için tedbir talebinde bulunulması gerektiği belirtmiş ise de, arabuluculuğun amacının bir uyuşmazlığı en kısa sürede ve tarafları daha aktif bir şekilde bir araya getirip kendi çözümlerini kendilerinin üretmesini ve böylece d...