Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle davalı ... şirketine karşı maddi tazminat istemiyle açılan davada mahkemece: "Davanın kısmen kabulü ile, 11.883,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 107.686,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 119.570,02 TL maddi tazminat alacağın temerrüt tarihi 04/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderildikten sonra davacılar vekili dilekçesiyle; davacı ile sulh olunduğunu ve ekli ibraname uyarınca davacı vekiline ödeme yapıldığını, sulh olunması...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/175 KARAR NO: 2022/295 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2019 NUMARASI: 2016/1229 Esas - 2019/893 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/02/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle davalı ... şirketine karşı maddi tazminat istemiyle açılan davada mahkemece: "Davanın kısmen kabulü ile, 11.883,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 107.686,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 119.570,02 TL maddi tazminat alacağın temerrüt tarihi 04/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderildikten sonra davacılar vekili dilekçesiyle; davacı ile sulh olunduğunu ve ekli ibraname uyarınca davacı vekiline ödeme yapıldığını, sulh olunması sebebiyle dava konusu kaldığını, davacı vekili tarafından da davadan feragat edildiğini, bu nedenle feragat nedeniyle davanın reddi ile fazladan hüküm altına alınan harçlar ve diğer yargılama giderleri bakımından feragat nedeniyle maktu harç dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, davanın reddi sebebiyle herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunmadığını beyan ederek, "davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini" istemiştir. Davalı vekilinin bu beyanı dışında, feragate veya sulhe ilişkin davacı vekilince dosyaya sunulmuş bir beyan bulunmadığı ve dolayısıyla davanın feragat nedeniyle reddinin mi, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığının mı, yoksa sulh sözleşmesinin onaylanmasının mı istenildiği belirgin olmadığı gibi, davalı vekilinin yargılama giderleri konusunda davalının sunduğu ibraname dışında davacı tarafça dosyaya sunulmuş bir beyan yahut belge de bulunmamaktadır. Bilindiği ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMKnın 314. maddesinde sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMKnın 315/1 maddesi ise Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. hükmünü amirdir. Ayrıca anılan Kanun'un 309/1 maddesinde, feragat ve kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı öngörülmüştür. Burada sözü edilen dilekçenin yahut beyanın muhatabı, dosyanın ...