Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa sebebiyle sözleşmeden dönme sebebiyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilisi arasındaki mail yazışmalarıyla davalı şirketten müvekkilinin müşterisinin onayına sunulmak üzere numune kapağı istendiğini, numune kapağa onay verilmesi üzerine siparişin yine mail yoluyla bildirildiğini, varılan anlaşma uyarınca 55.500 adet kapağın 05/09/2017 tarihinde müvekkiline teslim...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/840 KARAR NO: 2022/350 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2019 NUMARASI: 2018/387 Esas, 2019/56 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 22/02/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa sebebiyle sözleşmeden dönme sebebiyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilisi arasındaki mail yazışmalarıyla davalı şirketten müvekkilinin müşterisinin onayına sunulmak üzere numune kapağı istendiğini, numune kapağa onay verilmesi üzerine siparişin yine mail yoluyla bildirildiğini, varılan anlaşma uyarınca 55.500 adet kapağın 05/09/2017 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, ürün karşılığı olarak toplam 13.177,65 TLnin davalı şirkete ödendiğini, ürünlerin görsel olarak numune ile birebir aynı olması nedeniyle teslim alınmış ise de, üretim aşamasına geçildiğinde aynı sertlik ve mukavemette olmadığı, kapakların hafif bir el basıncı ile eğilip bükülebildiği, ezilme ve hava alma nedeniyle ürünlerin bozulabileceği, insan sağlığına uygun olmadığının mail yoluyla bildirildiğini, laboratuvar incelemelerinde ağırlık yönünden numune ile teslim edilen ürünler arasında 2,22 kat fark olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafında sözleşmeden dönülerek ürünlerin ve ödemenin iadesinin istendiğini, ihtarnamenin 23/03/2018 tarihinde davalı tarafından tebliğ alındığını, siparişin numune kapat ile aynı sertlik ve mukavemetteki alüminyum kapak için verildiğinin tartışmasız olduğunu belirterek davanın kabulü ile ayıplı ürünler için davalıya ödenen 13.177,00 TLnin 23/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, mail yoluyla yapılan yazışmalar neticesinde 41 mm vidalı alüminyum kapak üretimi için mutabık kalındığını, sipariş onayı ile üretimi yapılan ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile 8 ay geçtikten sonra ürün ve ödenen bedelin iadesinin istendiğini, mail ortamında verilen siparişlerin alüminyum kapak üzerinden verildiğini, ürünlerin siparişte belirtilen niteliklere haiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesinin mevcut olduğu, bu nedenle borçlar kanunundaki ayıp hükümleri üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, ürünlerin gizli ayıplı olup olmadığına ilişkin, dava konusu kapaklarda yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafça sun...